Zihninin aynı diziyi devam ettirmeyi programlı bir motor olduğunu, ama senin bir seçim hakkın olduğunu görebilmekle. Ve seçim yapman gerekiyor işte o an: ben bu düşüncelere inanmaya ve dolayısıyla onların yaptığı çakma Mina olmaya devam mı edeceğim, yoksa onlardan özgürleşme gerçeğini mi yaşayacağım? Sorumluluk senin. Dönüşümü gerçekleştirebilecek olan ancak sorumluluk sahibi olandır. Onun yerine kimse yapamaz ki dönüştürmeye de başladın.
Yaşamınla bir şey yapacaksın tabi ama yaşam neydi hatırla yaşam dediğin her bir an Mina. Bunu idrak etmen bunun dank etmesi çok önemli her bir nefes ile oluşan an her an seçim yapacaksın tabi yaşamınla ilgili. Neyi seçeceksin? Her an kim olacağını seçeceksin. Yaşam zaten her an oluyor peki sen kim oluyorsun?
Bir şey yapmak değil mi? Zihnin, yaşam ve yaşamda ilerleme konusundaki çözüm anlayışı işte bu. Hep yapmam lazım, yapmam lazım, daha fazla yapmam lazım. Oysa bilinç buraya bir şeyler yapmak için gel Mina. Bilinç olmaya geldi kim olduğunu deneyimlemeye geldi oluşunu seçip o seçtiğini olmayı deneyimlebileceği olasılıkları çekebildikçe kendine o deneyimde kendi ifadesini yaşamaya geldi…
İnsanlar bilinçli yukarı çıkabileceklerini bilmedikleri, yani zihinden Özgürleşemmedikleri için de yaşadıkları ızdıraptan kurtulmak adına sarhoşlugu ve uyuşmaya yöneliyorlar, çok iyi anladım.