Miray

Ey oğul, öyle insanlar göreceksin ki... Koyunu yemek için tilkiyle plan yapacaklar, kurtla birlikte öldürecekler, çobanla birlikte yiyecekler, sahibiyle birlikte yas tutacaklar ve hiçbir şey olmamış gibi davranacaklar..
Sayfa 441
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu yaşıma gelene kadar öğrendiğim en muazzam şey, tepkisiz kalabilmek. İnanılmaz kırılmış, şaşırmış ya da üzülmüş olsam bile her şeyin olabilirliğini, herkesin, her şeyi yapabileceğini kabullenmek.
Sayfa 425
"Hayatı bir uçak yolculuğu gibi düşün çocuk. Yeri geliyor yükseliyorsun yeri geliyor alçalıyorsun. Ama hangi yükseklikte olursan ol, en temel kuralı asla unutma. Eğer hayatının içinde ölümcül bir basınç değişikliği olursa, maskeyi önce o koca kafana takman gerek çocuk. Sonra yanındakine yardımcı olacaksın. Oysa sen elinde bir maskeyle bir kızın peşinde koşup duruyorsun. Birazdan bilincini kaybedeceksin ve bu durumun zerre farkında değilsin."
Sayfa 414
Hatırlamak için bir hafızamız varken, unutmak için elimizde hiçbir şeyin olmaması; hayatın bize attığı en büyük kazıktır.
Sayfa 401
Tarih boyunca insanlar hiçbir zaman eşit olmamıştı. Ama son dönemde sınıflar arasındaki fark çok daha büyük boyutlara ulaşmıştı. Çoğu ülkeden daha fazla paraya ve güce sahip şirketler ve aileler vardı. Dünyadaki tüm gelirin neredeyse yarısını, nüfusun sadece %1'lik bir kesiminin elinde yer almaktaydı. Bu görülebilecek en büyük adaletsizlikti. Noah'ın bu adaletsizlik konusundaki düşüncesi çok basitti. Dünya denen masada iki tabak vardı. Masanın bir ucunda oturan tek bir kişinin yediği tabak ile diğer ucundaki doksan dokuz kişinin yediği tabağın boyutu ve içindekiler aynıydı. İşte sayılar burada anlamını yitiriyordu. Tüm dünyayı deli gibi sömüren %1'lik kesim dururken sadece sayıları fazla diye %99'luk kısımda azaltmaya gitmek tam anlamıyla aptalca bir yaklaşımdı. Zaten bu insanların tükettiği kaynaklar oldukça sınırlıydı. O nedenle asıl yapılması gereken doyumsuz bir şekilde dünyanın ruhunu emen o %1'lik kesimi ortadan kaldırmak olacaktı.
Sayfa 399