Miray

Reklam
— Çok mu acı çekiyorsunuz Bay Wandergood?
Sayfa 87
"Şu karanlık neden içeri girmiyor?" diye düşünmek. "Kırıp geçmek istese şu camlar mı alıkoyacak sanki?.."
Sayfa 80
Örtecek gizleri olan yalnızca İsis değil: Ruhumuzu içten içe yiyip bitiren ölümcül yüzler, ölümcül benzerlikler vardır ve bunlar giderek ruhumuzu bir öz yıkımın eşiğine sürükler.
Sayfa 71
Ardından kum tanecikleri kadar küçük, beyaz evleri gözleriyle taradı, Bana gösterdi; o uzak evlerde yaşayanların gönlüne Maria'nın bakışlarıyla mutlaka ani bir huzur ve sevinç düşmüş olmalıydı. Maria'nın Meryem'e olan çarpıcı benzerliği artık Beni eskisi kadar ürkütmüyordu: Sen sana benziyorsun diye neden ürküntü duyayım! Bir an geldi, büyük bir dinginlik Beni kapladı. O engin iç huzurun Beni nasıl okşadığını sana anlatacak ne bir kıyas ne bir söz bulabiliyorum... Gözümün önüne hep yelkenlerini indirmiş o kahrolası tekne geliyor, deniz tutmasından korktuğum için hiç binmediğim o yelkenli! Bunun nedeni, yalnızlığımın bu en koyu, en karanlık saatinde, yolumun üzerinde bir denizyıldızı parlıyor olması belki de! Ama evet, senin için daha anlaşılır olacaksa, Ben bir küçük yelkenliydim, diyebilirim; böyle anlamadıysan, her şeydim de diyebilirim. Onun dışında, bir de hiçbir şeydim. Görüyor musun, Wandergood kıyas ve söz aradığında nasıl bir saçmalık ortaya çıkıyor?
Sayfa 66
Reklam