Oscar Wilde ve bu tek romanı hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki ne desem eksik ne söylesem yarım kalacak.Konusuyla, kurgusuyla çok etkilendiğim kitaplardan biri oldu.Kitap özellikle 3 karakterin etrafında dönüyor. Ressam Basil. Muhatabına güzellik, ahlak, bencillik, vicdan vs. gibi konularda farklı bir bakış açısı sunan,bunlara özellikle değinen, herkesi düşünceleriyle etrafına toplayan Lord Henry ve ikisininde hayranlık duyduğu yakışıklı genç Dorian Gray. Oscar Wilde bu üçününde kendi karakterinden izler taşıdığını kitaba başlamadan önce ayrıca belirtir. Bir de Sibyl var ki duru, saf güzelliğiyle Dorian Gray'in sevgilisi olarak olarak karşımıza çıkar.
Oscar Wilde 'ın biyografisinden sonra kitabın, "Hiçbir sanat yarar gözetmez", "Hiçbir sanatçı ahlaksız değildir. " gibi sanat ve sanatçı hakkında okuyucuya bir iki sayfa kendi düşüncelerini de yazdığı bir giriş kısmı da bulunuyor .Burdan da ressam Basil'in, sanatın toplum için değil ,bireysel duyum ve onun hissedildiği gibi aktarılmasını istediğini ve insanların sanatçının ortaya koyduğu eserden dolayı ona bir sorumluluk yüklememesini ya da bir şey atfetmemesi gerektiğini anlayabiliyoruz.Ne yazık ki roman bana sanatçının bu düşüncesinin hiçbir zaman anlaşılmadığını, anlaşılmayacağını ve bu yüzden Basil'in de tıpkı Oscar Wilde gibi bir bedel ödemeye mahkum edildiğini sezdirdi.
Özetle;
Kitap ressam Basil'in içi dışı güzel Dorian Gray'i tuvaline resmetmesiyle başlar. Basil ,Dorian'a büyük bir hayranlık duyar ve bunu yakın arkadaşı Lord Henry' e de anlatır ve hatta onunla tanışmasını da ister. Ve kitabı okurken anlayacağınız üzere hayatının hatasını yapar :) . Lord Henry ,Basil'in aksine güzelliğin salt dış görünüşten ve hayatın amacının bundan alacağı hazdan ibaret olduğunu savunur. Güzelliğinden çok
Oscar Wilde ve bu tek romanı hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki ne desem eksik ne söylesem yarım kalacak.Konusuyla, kurgusuyla çok etkilendiğim kitaplardan biri oldu.Kitap özellikle 3 karakterin etrafında dönüyor. Ressam Basil. Muhatabına güzellik, ahlak, bencillik, vicdan vs. gibi konularda farklı bir bakış açısı sunan,bunlara özellikle değinen, herkesi düşünceleriyle etrafına toplayan Lord Henry ve ikisininde hayranlık duyduğu yakışıklı genç Dorian Gray. Oscar Wilde bu üçününde kendi karakterinden izler taşıdığını kitaba başlamadan önce ayrıca belirtir. Bir de Sibyl var ki duru, saf güzelliğiyle Dorian Gray'in sevgilisi olarak olarak karşımıza çıkar.
Oscar Wilde 'ın biyografisinden sonra kitabın, "Hiçbir sanat yarar gözetmez", "Hiçbir sanatçı ahlaksız değildir. " gibi sanat ve sanatçı hakkında okuyucuya bir iki sayfa kendi düşüncelerini de yazdığı bir giriş kısmı da bulunuyor .Burdan da ressam Basil'in, sanatın toplum için değil ,bireysel duyum ve onun hissedildiği gibi aktarılmasını istediğini ve insanların sanatçının ortaya koyduğu eserden dolayı ona bir sorumluluk yüklememesini ya da bir şey atfetmemesi gerektiğini anlayabiliyoruz.Ne yazık ki roman bana sanatçının bu düşüncesinin hiçbir zaman anlaşılmadığını, anlaşılmayacağını ve bu yüzden Basil'in de tıpkı Oscar Wilde gibi bir bedel ödemeye mahkum edildiğini sezdirdi.
Özetle;
Kitap ressam Basil'in içi dışı güzel Dorian Gray'i tuvaline resmetmesiyle başlar. Basil ,Dorian'a büyük bir hayranlık duyar ve bunu yakın arkadaşı Lord Henry' e de anlatır ve hatta onunla tanışmasını da ister. Ve kitabı okurken anlayacağınız üzere hayatının hatasını yapar :) . Lord Henry ,Basil'in aksine güzelliğin salt dış görünüşten ve hayatın amacının bundan alacağı hazdan ibaret olduğunu savunur. Güzelliğinden çok