Ramazan Çetiner, duygu ile düşünceyi aynı potada eriten şiir anlayışıyla dikkat çeken dönemin çağdaş şairlerinden biridir. Eğitimci kimliğinin yanında edebiyata olan bağlılığıyla da tanınan Çetiner; eserlerinde insanın iç dünyasını, yalnızlığı, özlemi, kırgınlığı ve varoluş sancılarını derin bir şiir diliyle ele alır.
Şairin edebi yolculuğu, yayımladığı ilk kitabı Merhaba ile başlamıştır. Bu eserinde daha çok insan ilişkileri, hayatın sade ama etkileyici yönleri ve içsel duygular ön plana çıkar. Samimi anlatımıyla dikkat çeken kitap, okuyucuyu şiirsel bir iç konuşmanın içine davet eder. Ardından yayımlanan Ferzê ise şairin duygu ve düşünce dünyasını daha yoğun imgelerle yansıttığı eserlerinden biri olmuştur. Bu kitapta yalnızlık, arınma, zaman ve insanın kendini arayışı gibi temalar belirgin şekilde hissedilir.
Ramazan Çetiner’in şiirleri ayrıca çeşitli ortak eserlerde de yer almıştır. Öğretmenim Sen Yaz Urfa Okusun adlı kitapta eğitim ve edebiyat ekseninde kaleme aldığı şiirleriyle okuyucu karşısına çıkmış; 100 Yazar 100 Eser adlı çalışmada ise farklı kalemlerle birlikte edebi birikimini paylaşmıştır. Bu eserler, onun yalnızca bireysel bir şair değil; aynı zamanda kültürel ve edebi üretime katkı sunan bir isim olduğunu göstermektedir.
Şairin şiirlerinde sıkça rastlanan imgeler arasında gül, diken, sessizlik, yol ve gece yer alır. “Kuru, dikenli bir dal mıdır gördüğüm; / Yoksa vaktine hasret bir gonca gül mü?” dizelerinde olduğu gibi, umut ile kırgınlık arasındaki ince çizgiyi etkileyici bir anlatımla işler. Onun şiirlerinde melankoli yalnızca bir hüzün değil; aynı zamanda insanın kendini tanıma yolculuğudur.
Modern şiirin serbest yapısını benimseyen Ramazan Çetiner, kısa ama yoğun anlam taşıyan dizeleriyle okuyucuda derin bir iz bırakmayı amaçlar. Şiirlerinde