Güneş batar, Gece hizmet eder.
9/10
·406 syf.·
2026 74. kitabı
Selam! Beni çok gururlandıran bir kitapla birlikteyiz bu gün. Övgü Deveci Safi'nin Hainin Mührü kitabını okurken hissettiğim ilk şey heyecan ve merak kadar, garip bir şekilde gururdu. Çünkü bu kitabın ortaya çıkabilmesi için verilen emeği az çok biliyordum ve sayfalar ilerledikçe o emeğin her satıra sindiğini görmek beni mutlu etti. Daha ilk sayfalarda Derin Deniz'in uğultusu insanı içine çekiyor. Deniz burada yalnızca bir fon değil; yaşayan, öfkelenen, hatırlayan ve unutmayan bir güç gibi. Zaten kitabın açılışında da bunu hissediyoruz. Açgözlülüğü yüzünden dünyasını tüketen insanlığın ardından deniz yükselmiş, eski dünyayı yutmuş ve geriye İkinci Dünya denilen yeni bir düzen bırakmış. Bu başlangıç bana özellikle çok çarpıcı geldi çünkü klasik bir kıyamet sonrası hikâyesi okumuyordum. Doğa burada felaketin kurbanı değil, bizzat cevabıydı. Kitabın konusu ilk bakışta oldukça basit görünüyor. Her biri farklı amaçlara, farklı korkulara ve farklı umutlara sahip beş genç, varlığı bile kesin olmayan Gizliman'a ulaşmaya çalışıyor. Fakat hikâye ilerledikçe aslında bunun bir yolculuk romanından çok daha fazlası olduğu ortaya çıkıyor. Çünkü yol boyunca yalnızca denizle, düşmanlarla veya sistemle değil, kendi içlerindeki umutla da mücadele ediyorlar. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan temel düşünce şu oldu: Hainin Mührü, umut bir insana en fazla ne yaptırabilir sorusunun cevabı. Distopya türünü seviyorum ama son yıllarda çıkan birçok distopyanın aynı hataya düştüğünü düşünüyorum. Düzen kötüdür, kahraman bunu fark eder ve birkaç bölüm sonra isyan başlar. Oysa gerçek hayatta hiçbir şey böyle işlemez. İnsanlar önce izler, sonra düşünür, sonra sorgular. Rahatsızlık büyüdükçe öfkeye dönüşür ve ancak o noktada harekete geçerler. Hainin Mührü'nün en başarılı olduğu noktalardan biri de
Duygu ve Düşünce
Hainin MührüÖvgü Deveci Safi · Perseus Yayınevi · 2024443 okunma
8/10
·406 syf.·
2026 95. kitabı
Hainin Mührü – Safi Övgü Deveci Benim bir karakteri sevmem için ilk baştan sarışın olduğunu öğrenmem yetiyor zaten, Hodbin de öyle oldu. Hainin Mührü, büyük bir tufanın ardından şekillenen yeni dünya düzeninde geçen bir yerli distopya. Hikâye boyunca Ark Ulusu, Kayaşehirleri ve korsanların şehri olan Gezgin Şehir arasında dolaşıyor; birbirinden tamamen farklı kültürleri ve yaşam biçimlerini keşfediyoruz. Yerli distopya türünde evren tasarımı gerçekten güçlü olan bir kitap. Yazar bu üç farklı coğrafyayı ve kültürü oldukça detaylı bir şekilde işlemiş. Bu yüzden dünyayı tanımak ve kuralları öğrenmek benim için oldukça keyifliydi. Hikâyede yolları bir şekilde kesişen altı ana karakterimiz var: Arm, Lunu, Hodbin, Öfke, Beau ve Dante. Karakterler arasından Hodbin’i daha kitabın en başında direkt sevdim. Benim bir karakteri sevmem için sarışın olması fazlasıyla yeterli bir sebep zaten, o yüzden onu okumak ayrı bir keyifti. Öte yandan, kurgudaki bazı karakter adımları ve olayların gelişimi bana biraz hafif geçilmiş gibi geldi. Bu yüzden bazı sahneler diğer okuyucular kadar beni şaşırtmadı ya da sarsmadı diyebilirim. Yine de kitabın ilk başlarındaki detaylı çevre ve düzen anlatımı hikâyenin içine girmeyi kolaylaştırıyor. Giriş kısımlarını bu şekilde sindire sindire okumayı her zaman çok seviyorum çünkü evreni daha iyi anlamamı sağlıyor. Sonrasındaki kaçış süreci ve kitabın isminin altından çıkan o mühür detayı ise kurguyu çok güzel tamamlamıştı. Genel olarak yerli fantastik veya distopya türüne karşı bir mesafeniz varsa, bence Hainin Mührü'ne kesinlikle bir şans vermelisiniz. Kitaplığıma iyi ki eklemişim dediğim evrenlerden biri oldu.
1000Kitap
Hainin MührüÖvgü Deveci Safi · Perseus Yayınevi · 2024443 okunma
Reklam
Beklentiyi yüksek tutmamalıydım.
3/10
SPOİLER İÇERİR. Normalde bir dizinin filmin kitabı varsa kitabı tercih ederim ama bu seri hayal kırıklığı oldu. İlk çıktığı sene dizisini izleyip fuarda kitabını almıştım ama yıllardır kitaplıkta çürüyordu. Hem diziden hem de kitaptan bolca spoiler içeren bir inceleme olacak lütfen ona göre okuyun. Öncelikle kitap yarattığı distopyadan ziyade karakter ilişkileri üzerinde yoğunlaşıyor. Dünya görevinin çok gizli olduğu söylenip duruyor ama fırlatma gemisine suçlular yüklenirken Bellamy elini kolunu sallayarak giriyor. Retina taraması, kart okutma, bir el izi vs hiçbir güvenlik önlemi yok. Onu da geçtim orada o kadar görevli var ama sanki görevleri çay çekirdek yapmakmış gibi sadece geyik yapıp sonra da çekiliyorlar. Bellamy görev için “Gizlilik güvenlikten daha ön planda” ve “Aceleye geldiği için” diyor ama yazar uydurduğu kılıfı iyi dikememiş çünkü Wells görevden haberi olunca kendini içeri tıktırıyor ve aylar geçiyor. Yani aceleyle 3-5 günde planlanan bir görev değil. Hem sözüm ona gizli bir görevi Bellamy’in rüşvetçi muhafız dahi biliyor. Diğer bir saçmalık da Glass’ın onca muhafız arasından kaçabilmiş olması. Hadi kaçtı diyelim ve Luke’un dairesine ulaştı. O “Çok gizli” görev ortaya çıkmasın diye Glass’ı her yerde didik didik aramaları gerekirken kızın gitme potansiyeli en yüksek yer olan kendi evine bile zahmet edip bir muhafız yollamamışlar. Kız bir gece Luke’un yanında kalıp sonra annesinin evine gidiyor, uykuya dalıyor ve annesi geri döndüğünde yeni şansölyeyi ikna ettim artık affedildin diyor. En azından kitabı biraz daha inandırıcı kılmak için kızı muhafızlar yakalasaydı. Sonra politik sebeplerlerden ötürü şansölye onu idam etmekten vazgeçtiğini söylese ve “Çok gizli görev” hakkında konuşmamak üzere özgür bıraksa daha gerçekçi olurdu. O kadar gemiden
The 100Kass Morgan · GO! · 20144,295 okunma
İnsan İnsanın Kurdudur
8/10
·400 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 20:05
Bu kitabı ilk defa bir sene önce okumaya çalışmıştım, yetmiş sayfa okuyup bırakmıştım ve ara sıra "Okusam mı, okumasam mı?" diye diye en sonunda okumayı başardım. Övgü'yü tanıdıkça bu kitabı seveceğim konusunda daha emin oldum ve gerçekten de sevdim!!! Kitabı okumaya başladığınızda dikkatinizi çeken ilk şey yazarın üslubu oluyor ve bence gayet güzeldi, özellikle de bu kitabın yazarın ilk kitabı olduğunu düşündüğümüzde. Basit olmadığı gibi gereksiz derecede ağdalı da değildi, gereksiz betimlemeler yoktu. Gerektiğinde ise oldukça açık ve sert olabiliyordu. Övgü iğrenç bir sahneyi tüm çıplaklığıyla yazmaktan ya da küfür kullanmaktan asla çekinmemiş ki verdiği en doğru kararlardan biri de bu olmuş çünkü bu dünyaya ve karakterlere ancak bu yakışırdı. Gözüme çarpan tek bir şey oldu sadece: Kimi noktalarda özne eksikliği vardı bence, özellikle de diyaloglarda. Mesela X karakteri bir şey dedi diyelim, sonrasında Y karakteri bir şey diyor ancak "...dedi Y" yazmak yerine sadece "...dedi" yazıyor. Tabii siz okurken söylenen şeyden kimin söylediğini anlıyordunuz ancak yine de o karakter geçişlerinde minik bir sorun vardı ve kimi noktalarda biraz kafam karışmıştı. Kitabın dünyası oldukça güzel görünüyor. Çok özgün bir fikir olduğunu düşünüyorum. Korsan kurgularını çok fazla gördük elbette ancak sular altında kalmış bir dünyayla ilgili bir distopyaya rastlamadım daha önce hiç ve kitabı okuduğumda da gördüm ki oldukça güzel bir fikirmiş. Farklı halkların farklı kültürleri, yaşayış biçimleri, inançları, dinleri var ve bunların yine üzerine düşünülerek oluşturulduğu çok belli. Ark ve Kaya halkını da Gezgin Şehir kadar görebilseydik üç halkın arasındaki farklılıkları görmek çok daha zevkli olurdu ancak maalesef kurgunun kendisi buna uygun değildi. Karakterlerin isimleri bir noktada
Hainin Mührü 1Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 2025443 okunma
Derin Deniz Size Hep Merhamet Etsin
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 22:23
Gizliman'daki amansız hayatta kalma mücadelemiz, Derin Deniz'in görüp görebileceği en gösterişli macera ve elbette ki bizi hiç sevmeyen talihin peşimizden eksik etmediği kaos dolu günler, Hainin Mührü 3 ile nihayet bir son buldu... Bugün ise sizleri, çok sevdiğim ve ona veda ederken beni büyük bir umutsuzluğa düşüren bu muhteşem distopya dünyasına son kez göz atmaya ve bitirdikten sonra ise yasımızı birlikte tutmaya davet ediyorum. Neticede buna gerçekten de ihtiyacımız var. Evet, ufacık bir spoiler oldu bu ama epey bir muğlak; anlayanlara başımız sağ olsun diyorum sadece. Temizlik töreninin bitmesi ve yaşanan nice ihanetin ardından nihayet herkes yavaş yavaş yeni hayatına adım atmaya başlar. Arm, Dante ve Hobdin bu sınavı başarıyla tamamlayarak soylu bir Giz olmayı başarmış, Beş Beter talihsizliği sebebiyle bir Hiç olmaya mahkûm edilmiş, Aspen, Beau ve Lunu ise İsimsizlerin eline düşerek bu adaletsiz düzenin çarklarından tamamen atılmıştır. Yine de mücadeleleri henüz sona ermez. Aksine, belki de en büyük savaşları asıl şimdi başlıyordur. Tüm ekibimiz Gizliman'ın farklı noktalarına saçılmış olsa da hepsinin bir amacı, kendi görevleri ve omuzlarına yüklenen yeni sorumlulukları vardır. Değişimleri ve gelişimleri devam ederken yüzlerce kez sınanan arkadaşlıkları artık tamamen kemikleşerek onların bu süreçteki en büyük yardımcıları olur. Hiç umulmadık kişiler bir araya gelirken, asla anlaşamayacağını düşündüğümüz insanlardan yepyeni ittifaklar doğar. Kızgın doğanın bile şaha kalktığı bu savaşta artık herkes yerini almış ve son kez özgürlükleri için sahneye çıkmıştır. Gerçekten de Hainin Mührü 3, benim için muazzam ve bir o kadar da etkileyici bir final kitabı oldu. İlk iki kitabında sahip olduğu özgün yazım dilini, sürükleyici olay örgüsünü, başarılı karakter inşasını ve
1000Kitap
Hainin Mührü 3Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 202659 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 18:00
Selamlarrr Bugün sizlere çok övülen bir serinin ilk kitabıyla geldim. Uzun zamandır bu kadar ağır ve derin bir fantastik okumadığım için mi bana ağır geldi bilmiyorum. Ama özellikle kurgunun içine girdikten sonra sayfalar o kadar hayranlık uyandırdı ki ben de kitaba aşık oldum diyebilirim. Ama çok net bir şekilde diyorum kesinlikle kitabı okumak için boş bir vaktiniz olmalı. Öyle alelade okuyup geçebileceğim bir fantastik diye düşünmeyin kitabı. Özellikle kitabın ilk yarısını geçtikten sonra olaylar başladığında nereye düştüm ben, ne oluyor, sonumuz nasıl olacak diye düşünmeden duramıyorsunuz. Şimdi ufacık konusuna değinecek olursam birazcık karmaşık gelebilir anlatış şeklimden lütfen mazur görün. Kiii olabildiğince toparlamaya çalışacağım. İnsanların doğayı katletmesinin üzerine karşılığında doğanın ceza vermesiyle bütün bir dünya sular altında kalır. Ve birinci dünya devri burada sona ererken ikinci dünyanın insanları hala bu hezimeti yaşamak durumundadırlar. Hatta öyle bir kast sistemine ayrılırlar ki; Kayalılar, Gezginler ve Ark'lılar olarak üç zümre.. İçlerinde en kötü yaşantıya sahip olan kesinlikle Kayalılar. Yaşadıkları yerlerde ne bir yiyecek, ne insanlık, ne saygı hiçbir şey kalmamış umut denilen şey çürümüş ve onlardan kısaca bir bok çukurunun içinde yaşamaları beklenilmektedir. Hatta öyle ki içlerinde sağlıklı çocuklar doğuranlara fazladan yiyecekler verilip, çocuklarına el bile konulmaktadır. Kayalılardan çıkan bizim iki ana karakterlerimizden olan; Lunulata ve Arm' ı tanıyoruz ilk olarak. Arm çok yakışıklı bir erkek olmasına rağmen elinin eksik olarak doğması onu çürük olarak nitelendiriyor. Lunu ise ufak tefek güçsüz cılız olarak göründüğü için çürük olarak görünüyor. Ama özellikle Lunu da inanılmaz bir zeka, inanılmaz bir ışık mevcut. Asla elindekiyle
Hainin Mührü 1Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 2025443 okunma
Reklam
Reklam