Ruhumu sardı bir telaş,
İnsanlık ölüyor yavaş yavaş.
Bu ne öfke, ne sinir arkadaş;
Bu dünyada kalan mı var?
Ay doğsun diye güneş batar,
Cehennem ateşi yürek yakar.
İnsan, ne hikmet edip de hâşâ,
Kula tapar; Rab’den başka bilen var mı?
Sarılır aklıma fikrim, şükrüm kadar,
Ne çalışırsan çalış, yazılan kader var.
İnsan, fikri ve zikri kadardır;
Dilsiz şeytan olup mutlu olan var mı?
Ekmek almaya başladı eken biçenden,
Hesap sorulur oldu hak için serdengeçenden.
İnsan olur mu kendini bilen susandan?
Suskun denizde dilsiz olan var mı?
Hakikatin üstüne perdeler çekilmiş,
Vicdanın terazisi çoktan eğilmiş.
Nice doğru, eğri yolda tükenmiş;
Eğrilikten hayır bulan var mı?
Bir gün gelir, son nefeste durulur,
Defter açılır, hesaplar görülür.
Mal da mülk de bir avuç toprak olur;
Kabirde makam soran var mı?