Çok sık hasta oluyor musunuz? Ben çok fazla olmam ama her hastalandığımda kendime diyorum ki; "Ya ben unutmuşum, insan ne kadar zayıf bir varlıkmış." Gerçekten çok aciziz.
Bu yazıyı her zamanki gibi şükre bağlayıp bitirmeyeceğim, başka bir şey söylemek istiyorum: Her seferinde empati yapabildiğimi düşünsem de hasta olan insanlara karşı daha naif, daha hizmet odaklı davranmam gerektiği fikri uyanıyor bende. Çünkü mesela arkadaşım, ailemden biri hasta olsa, kendimce bir iki şey yapıp bırakıyorum; onun ihtiyaçlarını gerçekten gözetmiyorum. Ben onun başını on dakika ovdum diye bütün vicdani hesaplarım da rafa kalkıyor. O insanın neye ihtiyacı olduğunu biraz daha gözetmeyi unutuyorum. Eminim siz de bazen benim gibi hayatın telaşına kapılıyorsunuzdur. Ben dinimizin hasta ziyareti için neden "büyük sevap" dediğini şimdi daha iyi anlıyorum.
Çünkü insan, hastayken hem duygusal hem de bedenen çok zayıf bir halde oluyor. Ona uzanan küçük bir bitki çayı, bazen en büyük "göz aydınlığı" olabiliyor. Yakın bir arkadaş, daha sen kendi iyi olmadığını bile fark etmeden tansiyon aletiyle gelince mutlu oluyorsun. Sevginin tazelenmeye ihtiyacı vardır; bir tansiyon aleti, sevgi ölçeğini de yüksek tutuyor.
Bizler, modern zamanın getirisiyle "kendimi ihmal etmeyeyim, kendimi başkalarına kullandırtmayayım" diye düşünmekten, sevdiklerimize hizmet edip o sevgiyi tazelemeyi unutuyoruz. Bu yazı; acizliğimizi hatırlamak, sevdiklerimizi ise unutmamak için yazılmış gibi oldu biraz.
Etrafımıza, ailemize şefkatle hizmet ettiğimiz günlerimiz olsun...