"Aslında mutlak aşk yoktur, sonsuzluğa giden bir arkadaşlık vardır. "

Julia Kristeva

Kim bilir,belki....
İnsan 30 yaşından sonra arkadaş yapamıyor kendine.
Koca yapıyor, karı yapıyor, çocuk yapıyor,
arkadaş yapamıyor.
Yapsa da eskiler gibi olmuyor.
Halbuki uykuya dalar gibi arkadaş olurduk okuldayken. Arkadaş olmak için yaratılmış gibiydik.
Bir hafta içinde böbrek verecek hale gelirdik.
Neden olmuyor bu işler 30' undan sonra..
Oysa o ne güzel bir iştah, o ne güzel bir açlıktı...
Herkes herkese açtı. Seçer, bulur buluştururduk "ruh ikizlerimizi."
Ne de çok ruhtaşımız vardı.
Hiç açıkta kaldığımı hatırlamıyorum..
Ölümüne sevdiğim, uğrunda her şeyi göze alabileceğim, her şeyiyle güzel,
her şeyiyle doğru, her şeyiyle kabul ettiğim...
Şimdi ne zor. Herkes kapalı kutu.
Herkes kapanmış, kaplumbağa olmuş.
Bir kahve içimi zorlu randevulara bakıyor. Yatıya kalmak bir tabu.
Evler de gönüller de sımsıkı kapalı.
Gençliğin en çok bu yanını özlüyorum.
Ne güzelliğini, ne diriliğini, ne başıboşluğunu. Aynı yazarı, aynı şairi seviyoruz diye kuruluveren dostlukları özlüyorum.
Birbirimize yazdığımız o uzun, o sapıklık derecesindeki ayrıntılı mektupları özlüyorum.
Birbirimizi eleştirmeyişimizi özlüyorum.
Birbirimizin dedikodusunu yapmayışımızı özlüyorum.
Sevgili olarak kimseleri yakıştırmayışımızı özlüyorum.
Arkadaşımı koruyacağım diye annemle yaptığım şiddetli kavgaları özlüyorum.
Kavgayı değilse de kavganın altındaki ruhu özlüyorum. Dünyaya karşı arkadaşımın koruyucu meleği olmayı özlüyorum.
Veya öyle olduğumu sanmayı...
Çocuğum olsaydı tek bir arkadaşında bile kusur bulmayacaktım. Öyle söz vermiştim kendime.
Bırakacaktım arkadaşlık uykusunda mışıl mışıl uyusunlar.
Bırakacaktım eve istedikleri gibi girip çıksınlar.
Bırakacaktım istedikleri gibi buzdolabını talan etsinler. Bırakacaktım istedikleri gibi sevsinler birbirlerini.
Tek bir laf etmeyecektim.
Kimseyi evine yollamayacaktım.
Kızımın arkadaşı kızım, oğlumun arkadaşı oğlum olacaktı.
30'undan sonra arkadaş yapılamıyor.
Kötülükten değil.
Başka bir şey.
Ama neden çözemiyorum.....

Mutlu Tönbekici

Yazarzadee, Uçurtma Avcısı'ı inceledi.
Dün 01:49 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Arkadaşlık,ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman.Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını anlatıyor.Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceginin su gibi akıp giden öyküsü...

Yok satan Nihilist, bir alıntı ekledi.
Dün 00:07 · Kitabı okuyor

Arkadaşlık genelde çok bayağıdır. Çok sık aralıklarla görüşürüz, birbirimiz için yeni değerler edinmeye zamanımız olmaz. Günde üç kere yemek yerken bir araya gelir ve eski küflü peynirler olarak birbirimize yeni tatlar vermeye çalışırız. Bu sık buluşmayı katlanabilir hale getirebilmek ve birbirimize savaş açmamak için bir dizi görgü kuralını benimsemek zorundayız.

Walden, Henry David Thoreau (Sayfa 125 - Zeplin)Walden, Henry David Thoreau (Sayfa 125 - Zeplin)
Mehmet, bir alıntı ekledi.
22 May 20:26 · Kitabı okuyor

Dostlar arasında kalbin üzüntülerini saf bir biçimde göstermemek arkadaşlık adabından sayılıyor. Eğlence gibi hükümsüz şeylerde bile beğenmediğini ikiyüzlülükle beğenir gibi görünmek insanlık görevi sanılıyor.

İntibah, Namık Kemal (Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)İntibah, Namık Kemal (Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Ruh Hekimi, bir alıntı ekledi.
 22 May 12:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Hasetçiyle arkadaşlık etme. Çünkü hasetçi, Allah'ın belirlediği kadere razı olmamıştır.

Nefsini Bilen Rabbini Bilir, Haris El MuhasibiNefsini Bilen Rabbini Bilir, Haris El Muhasibi
fr., bir alıntı ekledi.
21 May 19:15 · Kitabı okuyor

Birini öldükten sonra sevmek arkadaşlık mıdır?

İntihar, Edouard Leve (Sayfa 11)İntihar, Edouard Leve (Sayfa 11)
ALPER KOÇ, bir alıntı ekledi.
21 May 17:46

Çiçekle Suyun Hikayesi

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar, ilk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.

Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, suya âşık olmuştur, ilk kez âşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, “Sırf senin hatırın için ey su!” diye…

Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe âşıktır ama su da ilk defa âşık oluyordur.

Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek “Acaba su beni seviyor mu?” diye düşünmeye başlar. Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle… Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

Çiçek, suya “Seni seviyorum!” der. Su, “Ben de seni seviyorum!” der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine “Seni seviyorum!” der. Su, yine “Ben de!” der.

Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler…
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya “Seni seviyorum.” der.

Su da ona “Söyledim ya ben de seni seviyorum.” der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine…

Bellidir ki artık içek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki: “Seni ben, gerçekten seviyorum.” Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır “Nedir sorun?” diye…

Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der;

“Hastanın durumu ümitsiz, artık elimizden bir şey gelmez.” Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki:

“Çiçeğin bir hastalığı yok dostum… Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için!”

Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece “Seni seviyorum!” demek yetmemektedir…

Bir Yudum Hikaye, Asım YıldırımBir Yudum Hikaye, Asım Yıldırım
JuvenâL Outsmart, bir alıntı ekledi.
21 May 12:52

Arkadaşlık
2009 yılında yapılan bir araştırmaya göre ortalama bir insanın ömründe yalnızca üç gerçek arkadaş oluyormuş. Çoğumuz çok daha fazla arkadaş edinsek de her birimiz ömrümüz boyunca 36 yakın arkadaşımızın izini kaybederiz.

İnsanları Çözümleme Sanatı, Judi Jamesİnsanları Çözümleme Sanatı, Judi James