Puan vermedi·36 syf.··
2026 135. kitabı
Arı deyince ilk akla gelen çalışkanlık oluyor değil mi? Kitabın içerisine çok tatlı arılar var ve yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Ama bu sefer amaçları bal yapmak değil. Kanatsız arı Mu için bir taht hazırlıyorlar. Çünkü onun dışarıyı görmesini çok istiyorlar ve belki bu şekilde onu uçuracaklar. Çocuklara ne güzel bir dostluk örneği verilmiş kitapta. Kanadı olmayan arkadaşlarını uçurmak için uğraşan arılar üzerinden dostluk, arkadaşlık kavramları çok güzel aktarılmış. Arı Mu, arkadaşlarının bu çabası üzerine o kadar mutlu oldu ki, zaten nasıl olmasın… Mu’nun mutluluğu görmeye değerdi. Ama onun hoşuna giden bir şey daha oldu. Onu bir badem ağacının üzerine oturttular ve orada çok tatlı bir karşılaşma yaşadı. Küçük bir örümcek… Uçmak için kanatlara ihtiyacımız yok, güzel dostlarımız olsun yeter…
Kanatsız Arı Mu 2 - İlk UçuşAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 2017121 okunma
Puan vermedi·115 syf.·
2020 648. kitabı
Shakespeare benim okumaktan çok keyif aldığım, çok beğendiğim usta bir kalem olmakla birlikte benim için yazardan öte bir dahi ve büyük bir sanatçıdır. Onun derin ve anlamlı cümlelerinin lezzeti bambaşkadır ve bana tiyatro okumayı sevdiren yazardır. Bana göre edebiyatın altın çağı 19. Yüzyıldır. Bu devirde kimler yaşamamış ki; bir çok okurun çok beğenerek okuduğu Alexandre Dumas, Dostoyevski, Tolstoy, Victor Hugo, Charles Dickens ve ismini sayamadığım bir çok edebiyat dünyasının yıldızı hep bu yüzyılda yaşamışlar ve yazmışlardır. Shakespeare bu saydığım yazarlardan hemen hemen 250-300 yıl önce yaşamış olmasına rağmen eserlerinin bugün bile beğenilerek okunması onun ne kadar büyük bir yazar olduğunu gösteriyor. Venedik Taciri dostluk, arkadaşlık, fedakarlık, hukuk ve aşk temelarının çok başarılı işlendiği, tragedya ile komedyanın iç içe geçtiği harika bir eser. Okuduğum diğer eserleri gibi bu eserini de çok severek ve beğenerek okudum. Bazı okur arkadaşların tiyatro okumaya mesafeli durduklarını görüyorum. Fakat Shakespeare okuyup, onun tadına varanların tiyatyo metinleri ile aralarına koydukları mesafeyi kapatacaklarına inanıyorum. Romeo ve Juliet, Hamlet, Othello, Macbeth veya Venedik Taciri; hangi eseri olursa olsun yeterki okuyun, kesinlikle çok beğeneceksiniz.
İnceleme
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·302 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 08:30
* M.fyamsı Kurgu * Yetişkin İçerik! * Onu kurtaran ve ona iyi bir suikastçı olmayı öğreten adamı ö.lü bulan ve intikam isteyen Lark (tarla kuşu) , onu tek babası olarak gören ve sonradan öğrendiği bilgiler doğrultusunda babası bildiği adamı ö.ldüren Bastian. # Babası bildiği adamın gerçekleri ve tek başına olmaması... # Lark , Bastian'ı öldürme çabaları bir yerden sonra komik gelmeye başladı. Aslında nedeni Lark'ın isteksiz hareketleriydi. Zaten içten içe öldürmek istemiyordu , sadece öğrenmek istemediği gerçekleri erteliyordu. # Aralarındaki çekimi sevdim. Lark , gideceğine çok inanıyordu ama hissettikleri ve hissettirilen duyguları tarafından engellendi . # Georgia ve Nash'ı tekrar görmeyi ve onları bir başka açıdan okumayı sevdim . Nash'ın arkadaşını korumasını , Lark'a olan yaklaşımını ve sonra da tanımaya başlayınca benimsemesini sevdim. Nash ve Bastian'ın arkadaşlık ilişkisini seviyorum . # Uzun zamandır bilinmeyi bekleyen sır ve kaçınılması zor bir aşk. # Akıcı bir kurgu .
No Matter the CostAnna Hackett · Anna Hackett · 20262 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 64. kitabı
Herkese merhabalar, sürükleyici bir manga yorumuyla geldim, Bahar Fırtınası ve Canavar. İlk bakışta klasik bir “serseri çocuk ve kendi halinde sakin kız” hikayesi gibi görünüyor. Zaman zaman bize bir yaz gençlik dizisi izliyormuşuz gibi hissettirse de temelde insanların dışarıdan göründüğünden çok daha fazlası olduğunu ve davranışların arkasında mutlaka bir yaşanmışlık bulunduğunu sürükleyici ve espirili bir hikayeyle anlatıyor. Tabii ki hikaye bir orta okul ve lise öğrencisi arasında geçtiği için ergenlik çağlarındaki yalnızlık, anlaşılma ihtiyacı ve aşka olan o saf ve dramatik bakışımızı bize hatırlatıyor. Kaya karakteri, çevresi tarafından bir “serseri” gibi görülen ,"yalnız, kimsenin kabul etmediği, kabul edenin de çıkarı için kabul ettiği" bir karakter olarak görünse de hikaye ilerledikçe onun sadece anlaşılmayı bekleyen, kendi içinde mücadele eden ve hayatındaki zorluklar sebebiyle sert birine dönüşmek zorunda kalmış biri olduğunu fark ediyoruz. Ranko karakteri ise sakinliği, dilinden düşürmediği "huzur" arayışı ve biraz da tedirgin duruşuyla karşımıza çıkıyor. Kitap boyunca sık sık "yalnız kalmaktan" bahsediliyor. “Arkadaşın olabilirim ama yalnız kalmak istemiyorsan...” cümlesi aslında hikayenin temel noktalarından biri. Ranko bunu sadece basit bir arkadaşlık teklifi olarak söylemiyor. Kaya'yı serseri tavırları nedeniyle yargılasa ve ondan korksa da devamlı olarak onu merak etmekten, onu iyiye yönlendirmeye çalışmaktan kendini alıkoyamıyor. Bu tavırları nedeniyle Kaya’nın kötü çevresiyle arası açıldıktan sonra, Kaya yalnız kaldığı için Ranko kendisini suçluyor ve bu cümleyi kuruyor. Aslında bu cümle Kaya’nın ilk kez gerçekten kabul edildiğini hissettiği anlardan biri ama Kaya bu teklifi kabul etmiyor, çünkü aralarındaki ilişki arkadaşlıktan daha
Bahar Fırtınası ve Canavar - Cilt 1Miyuki Mitsubachi · Athica Yayınları · 20265 okunma
Göğe Kadar Sen Kitap Yorumum
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
“Beklemekten yorulur mu insan sence?” dedi usulca. ‎ ‎“Yorulur.” dedi Menekşe. “Ama seviyorsa vazgeçmez.” ‎ ‎“İşte ben yorulmam.” dedim kararlılıkla. Gözlerim Menekşe'ninkilerle buluştuğunda sesim neredeyse bir fısıltıya dönüşmüştü. “Ben beklemeyi de severim. Sonunda o varsa, o yola da tamamım…” ‎ ‎Merhabalar canlarım. 🩷 ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce platform üzerinden büyük bir keyifle okuduğum, basıldıktan sonra da elime alıp aynı heyecanla yeniden okuduğum o kitapla geldim. ‎ ‎Gizem Toprak'tan Göğe Kadar Sen ile sizlerleyim. ‎ ‎Dağhan İdris Tüfekçi, yıllar önce kalbinde paramparça bir aşk ve cebinde, daha doğmadan sevdiği kadın tarafından aldırıldığına inandığı bir bebeğin ultrason fotoğrafıyla çok sevdiği şehri Artvin'i terk eder. Çocukluk hayali olan askerlik mesleğini yapmak için Iğdır'a gider ve tam yedi yıl boyunca Artvin'e geri dönmez. Üstelik bir daha dönmemeye de kararlıdır. ‎ ‎Ta ki çok sevdiği amcasının ölüm haberini alana kadar… ‎ ‎Bu haber hem onu derinden sarsar hem de geçmişinin hâlâ çok sıcak olduğu o şehre geri dönmek zorunda bırakır. ‎ ‎Ancak Dağhan'ı sadece bir cenaze değil, yıllar önce geride bıraktığı bir kadın ve inandığı bütün gerçekleri altüst edecek bir geçmiş bekliyordur. ‎ ‎Zülal ise tam yedi yıl boyunca sevdiği adamı beklemiştir. Onu sadece bir kez görebilmek için cenaze evine gider ama karşısına çıkan kişi, yedi yıl önce bıraktığı Dağhan değildir. ‎ ‎Artık gözlerinde ve kalbinde büyük bir kırgınlık ve soğukluk taşıyan bir adam vardır. ‎ ‎Her hareketi Zülal'i yaralasa da ona her şeyi anlatmak ister. Bu yüzden Dağhan'ı yıllar önce ayrıldıkları ve buluşma noktaları olan Taşköprü'ye çağırır. Fakat Dağhan gitmez. Çünkü Zülal ile konuşacak hiçbir şeyinin kalmadığını düşünmektedir. ‎ ‎Zülal saatlerce bekler ve sonunda geri döner.
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202661 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 72. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:41
Herkese merhabalar Bugün sizlere @beyazatliprensesmasali kaleminden çıkmış güzel bir kitap önerisi ile geldim... İlk bakışta kişisel gelişim tarzında bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ama sayfalar ilerledikçe kendimi geçmişle bugün arasında gidip gelen, insanın iç dünyasına dokunan çok katmanlı bir hikâyenin içinde buldum. Engin, Serap ve Jale’nin yollarının kesiştiği bu hikâye aslında sadece birkaç kişinin hayatını değil; aile içinde saklananları, çocuklukta açılan yaraları, suskunlukları, önyargıları ve insanın kendini bulma çabasını anlatıyor. Karakterlerin geçmişlerini öğrendikçe onlara bakışınız değişiyor. İlk başta anlam veremediğiniz davranışların ardındaki nedenleri gördükçe insanları yargılamadan önce hikâyelerini dinlemek gerektiğini bir kez daha hatırlıyorsunuz. Özellikle Jale karakteri beni çok etkiledi. Başlarda bazı seçimlerine kızsam da yaşadıklarını öğrendikçe ona karşı hislerim değişti. Çünkü bazen insanlar kötü oldukları için değil, taşıdıkları yaralarla baş etmeye çalıştıkları için yanlış kararlar verebiliyor. Yazarın sade ve akıcı anlatımı sayesinde kitap su gibi aktı. Okurken kendimi zaman zaman bir roman okumaktan çok, karakterlerin hayatına tanıklık eden bir film izliyormuş gibi hissettim. Geçmiş ve bugünün ustalıkla harmanlanması hikâyeye ayrı bir derinlik katmış. Altını çizmek isteyeceğiniz cümlelerle dolu, duygusu güçlü ve insanı kendi hayatını sorgulamaya iten bir roman. Anemonlar, insanın kendi içindeki sesi duymaya cesaret etmesi üzerine düşündüren, kalbe dokunan bir hikâye. İçsel yolculukları ve karakter odaklı romanları sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken bir kitap. Kitaplarla kalın
AnemonlarZeynep Kesler · Ceres Yayınları · 20269 okunma