Arkhedemia

Arkhedemia
@arkhedemia_
İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.
154 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·232 syf.··
2025 3. kitabı
Cumhuriyetin yetiştirdiği başarılı kadınlardan biri olan, ülkemizdeki ilk kadın Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'ı geçen yıl kasım ayında kaybettik. Bu kitap uzun zamandır okuma listemdeydi ama bunun üzerine okumakta daha fazla geç kalmak istemedim. 1914'te hayata gözlerini açan Muazzez İlmiye Çığ, Osmanlı'nın son dönemlerine, Cumhuriyet'in ilanına, ilk yıllarına tanıklık yapmış birisi. Dolayısıyla kendisi, bizim kitaplardan okuduğumuz bir çok olayın canlı tanığı. Büşra Sanay'ın böyle önemli bir değerimizle yaptığı söyleşilerle bu kitabı ortaya çıkarması çok değerli bir çalışma olmuş. Bu nedenle öncelikle emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Kitap 10 bölümden oluşuyor. Her bölümde farklı konular ele alınmış. Muazzez İlmiye Çığ, 100 yılı aşkın ömründeki tecrübelerine dayanarak insan ilişkileri, hayat amacımızı bulma, kendimizi geliştirme, ülkemizi ileriye taşıma konusunda öneriler veriyor. Bunları anlatırken bazen onun hayatındaki anıları da okuyoruz. Mesela ben nereden öğrendiğimi bilmediğim bir yanlış bilgi biliyormuşum. Onu Hititoloji bölümüne Atatürk'ün yönlendirdiği gibi bir bilgi aklımda kalmış ancak bu kitapta onun Atatürk ile sadece bir kez karşılaştığını ve hiç konuşmadığını öğrendim. Bu nedenle aslında böyle önemli değerlerimiz hâlâ hayattayken yaşadıklarını bizzat onlardan öğrenmek çok önemli. Bunun gibi daha bir çok konudan bahsediliyor. Son bölümde de kendi alanı Sümerler'e kısaca değinilmiş. Kitap benim için çok ufuk açıcı bir kitap oldu. Herkese mutlaka önereceğim kitaplar arasında. Muazzez İlmiye Çığ tembelliğe kapılmadan kendi hayat amacına sıkıca tutunarak daima çalışkan bir insan olmuş. Başta kendi ülkesi ve insanları sonrasında tüm insanlık için faydalı olma amacını hiç aklından çıkarmadan daima hedefi yolunda ilerlemiş birisi. Tam da
Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı?Muazzez İlmiye Çığ · Tuhaf Yayınları · 20231,867 okunma
Reklam
9/10
·240 syf.··
2025 4. kitabı
Bu kitabı blind date with a book yani bir kitapla kör buluşma konseptinden almıştım. Üzerinde yazan cümleleri, özellikle büyük depremi yaşayan biri olarak 'depremle hayatı değişen bir kadın'dan bahsedildiğini okuyunca kesinlikle almalıyım dedim. Doğru kitabı seçmişim. Benim için güzel bir yolculuk oldu. Öncelikle kitabın adından başlayalım. Zaten kitap da bununla başlıyor. Nedir bu şaşı sinek derseniz kısaca anlatayım. Sineklerin göz yapılarının öneminden dolayı bir sineğin şaşı olması onlar için kötü şans demekmiş. Bu nedenle bir insanın talihsiz bir durum karşısında yaşadığı hayal kırıklığını anlatmak için de "Al sana şaşı sinek" tabiri kullanılıyormuş. Kitabın konusuna gelecek olursak karakterimiz Taniti, şanslı bir çocukluk geçirmemiş, annesi ile babası ayrılmış, babası ile ilişkisi pek iyi olmayan, annesini de küçük yaşta kaybetmiş 34 yaşında bir kadındır. Çocukluğunu annesinin ailesiyle geçirmiş olan Taniti, bir yerden sonra çeşitli nedenlerle yurtta kalmaya başlar ve orada onun tek ve en yakın arkadaşı olacak olan, Jülide ismini kullanan Seda ile tanışır. İnsanlara güvenmemeyi öğrenerek büyüyen karakterimiz kendini koruma altına almak için çevresine duvarlar örer, kimse ile yakın olmak istemez. Müziği çok sever, yeteneği de vardır ama hayatını garanti altına almak için öğretmenlik mesleğini seçer. Ancak rutin bir şekilde hayatına devam ederken bir gün yaşadığı bir deprem sonucu kendini içine hapsettiği bu küçük dünyası çatırdamaya başlar. Deprem yüzünden en yakın arkadaşını, evini kaybeder. Bu kadar ağır travmalar yaşadıktan sonra yıllardır hayalini kurduğu bir gitar alır kendine ve bir sahil kasabasına gider. Niyeti okullar açılana dek orada kafasını dinlemektir. Ama olaylar hiç de beklediği gibi gelişmez. Yeteneğini keşfeden birisi ona bir müzik grubunun
Şaşı Sineğin DansıOnsun Meryem · Papipüs Yayınlari · 20212 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 2. kitabı
Gogol'un kalemi ile aslında lisedeyken Ölü Canlar kitabı ile tanışmıştım. Ama Ölü Canlar'ı o dönemlerde okumak benim için pek doğru bir zaman değildi. Dostoyevski "Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık." gibi bir cümle kurmuşken Gogol'u yeniden okumamak olmazdı elbette. Yıllar sonra bu defa Bir Delinin Güncesi ile Gogol okumaya yeniden başladım. Bu kitap kitaba adını veren Bir Delinin Güncesi ve Fayton olmak üzere iki kısa hikayeden oluşuyor. İkisinin de ortak yanı toplumsal eleştiriler barındırması ve bunu komik olaylarla esprili bir dille okuyucuya aktarması. Özellikle Bir Delinin Güncesi'nde daha yoğun bir sistem eleştirisi var. Başkarakterimiz Aksenti İvanoviç Poprişçin, düşük kademe memurluk yapmakta olan birisidir. Onun tuttuğu günlüğü okuyoruz. Bu günlüklerinde onun günlük hayatında yaşadıklarını aktarırken arka planda da dönemin çarpıklıklarına değiniyor. Bir yerden sonra gerçeküstü öğeler de devreye giriyor. Ve karakterimizin hazin sonuyla hikaye sona eriyor. Fayton ise eskiden asker olan bir süre sonra meslekten uzaklaştırılan başkarakterimizin, bölgede bir generalin akşam yemeği davetindeyken onları yemeğe davet etmesini ve sonrasında yaşananları anlatıyor. Çok kısa bir hikaye. Bir Delinin Güncesi, kısa, bir oturuşta bitirebileceğiniz kitaplardan. Zamanınız yoksa ve Rus edebiyatı okumayı seviyorsanız öneririm. Bence Gogol okumaktan hoşlanıyorsanız Mihail Bulgakov'u da sevebilirsiniz. İkisinin de tarz olarak benzer yanları mevcut. İkisi de o dönemki sistem eleştirilerini mizahi bir dille okuyucuya sunuyorlar.
Bir Delinin Güncesi ve FaytonNikolay Gogol · Can Yayınları · 202491 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 1. kitabı
Bazen hayatta bazı yol ayrımları vardır. Bu noktalarda aldığımız önemli kararlar gelecekte hayatımızın şekillenmesine neden olur. Mesela hangi üniversitede okumak istediğimiz, hangi mesleği seçeceğimiz, kiminle evlenecegimiz gibi. Aldığımız her karar diğer seçeneklerden vazgeçtiğimiz anlamına gelir aynı zamanda. Öğretmen olmayı seçtiysek doktorluktan vazgeçeriz. Bir kişi ile hayatımızı birleştirmeyi seçtiysek evlenme potansiyelimiz olan diğer insanlardan vazgeçeriz. İşte bu gibi yaptığımız tercihler kimi zaman bizi hayatımızda çok keyif alarak yürümediğimiz yollara götürür. Bunun her zaman geri dönüşü de vardır ama bazen o gücü kendimizde bulamayız. İşte Böyle Oldu, hayatla ilgili bu sorgulamayı ele alan bir eser. Karakterimizin kendisinden yaşça büyük olan Alberto ile tanışması onun kendi hayatındaki yol ayrımı olur. Daha önce hiçbir erkeğin ona ilgi göstermediğini okuduğumuz karakterimiz aslında Alberto'dan hoşlanmaktan ziyade onun ilgisinden hoşlanır. Ancak her yol ayrımına geldiğinde geriye dönmeyi değil yolculuğuna hayatında büyük değişikliklere yol açacak Alberto'yu ekleyip devam etmeyi seçer. Onunla evlenir. Evlendikten sonra öğretmenlik mesleğini bırakır ve eve kapanır. Alberto ile ilişkileri de evlilikten sonra değişmeye başlar. Alberto sadece kendini düşünen, bencil, vurdumduymaz bir adamdır. Kitapta bir kadının bencil bir erkek için kendi hayatından vazgeçişini, kendini ona adamasını, bu halinden mutlu olmasa da hayatını değiştirecek ufak bir adımı bile atacak gücü kendinde bulamamasını, Alberto'nun onun hayatında nasıl büyük bir değişikliğe yol açtığını, adım adım onu nasıl birine dönüştürdüğünü okuyoruz. İtalyan edebiyatına ait bu kitabı çok keyif alarak ve dersler çıkararak okudum. Bence herkesin özellikle de her kadının okuması gereken bir eser.
İşte Böyle OlduNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 20222,664 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2024 50. kitabı
Ömer, aslında Muallim Naci'nin kendi ismi. Muallim Naci, Muhayyelat-ı Aziz Efendi romanındaki Naci karakterinden etkilenerek Naci ismini kendisine mahlas seçer. Ömer'in Çocukluğu ise Muallim Naci'nin çocukluğundan belli bir kronolojik sıra takip etmeden karışık olarak anlattığı anılardan oluşan bir anı kitabı. Okulda yaşadıkları, öğretmeninden duyduğu korku, arkadaşlarıyla oynadıkları oyunlar, abisi, anne ve babasıyla olan ilişkilerini anlattığı anılar var kitapta. Samimi, sıcak bir anlatımı olan, o dönemki günlük ve toplumsal hayata dair bir şeyler öğrenebileceğimiz ince bir eser.
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,9bin okunma
Reklam