fatma elif

fatma elif
Yemek, uyumak; uyumak, yemek. Ağır ağır, yavaş yavaş varolup gitmek.
Sayfa 175 - Sentez Dünya Klasikleri
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hiçliği tasarlamak için önceden burada, dünyanın ortasında, gözler faltaşı gibi açılmış, canlı olarak bulunmak gerekiyordu; hiçlik benim kafamdaki bir düşünceydi sadece, bu sınırsızlık içinde salınıp duran bir düşünce. Bu hiçlik varoluştan önce gelmemişti, o da ötekiler gibi bir varoluştu ve birçoğundan sonra ortaya çıkmıştı."Ne pislik ne iğrenç şey." diye bağırdım.
Sayfa 142 - Sentez Dünya Klasikleri
Varolan her şey, nedensiz ortaya çıkar, zavallılığı yüzünden varoluşunu sürdürür ve rastgele ölür.
Sayfa 141 - Sentez Dünya Klasikleri
"Peki birbirlerine bu kadar benzediklerine göre, niçin bu kadar varolan var?" diye düşünüyordum.Birbirinin eşi bunca ağaç neye yarar ki? Bunca boşa gitmiş ve inatla yeniden başlayarak yine boşa gitmiş bunca varolan niye?
Sayfa 140 - Sentez Dünya Klasikleri
Hareket dediğimiz şey de yok; hareket, geçişlerden, iki varoluş arasındaki aracılardan , güçsüz anlardan başka bir şey değil.
Sayfa 139 - Sentez Dünya Klasikleri