"Ailede çocuk neyse toplumda halk odur, özellikle de Ortaçağ'da. Halk bu ilksel cehalet, manevi ve entelektüel gelişmemişlik düzeyinde kaldıkça, çocuk hakkında söylenen onun hakkında da söylenebilir:
Bu çağ acımasızdır."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bize kalırsa bu düşüncenin iki çehresi vardı. Önce, bu bir rahip düşüncesiydi. Yeni bir unsurun, yani matbaanın ortaya ckmasına karşı rahip topluluğunun duyduğu korkuydu. Tapınak insanının, Gutenberg'in ışıklı basım tekniği karşısında kapıldığı dehșet ve göz kamaşmasıydı. Kürsü ile elyazmasının, dillendirilmiş söz ile yazılı sözün, basılı söz karsısında kaygılanmasıydı. Bir serçenin, Lejyon meleğin altı milyon kanadını açtığını görünce düştüğü saşkınlığa benzer bir șeydi... Özgürleşmiş insanlığın patırtı ve kaynaşmasını şimdiden işiten, gelecekte aklın imanın altını oyacağını, fikrin inancı tahtından indireceğini, dünyanın Roma'yı sarsacağını gören peygamberin çığlığı... Matbaayla uçuculuk kazanmış insan düşüncesinin buhar olup teokrasi kabından uçacağını gören filozofun öngörüsü... Tunç koçbaşını inceleyip "Kule yıkılacak." diyen askerin dehşeti... Bu, bir gücün yerini bir başka gücün alacağı, yani matbaanın kiliseyi öldüreceği anlamına geliyordu."