Aşk, onun için kutsal bir kader değil, öğrenilebilir bir oyundur. Nerede bulunur, nasıl başlar, nasıl sürdürülür ve nasıl kaybedilir… Hepsi bir strateji meselesidir. Bu yüzden kitap bir duygu metni değil, bir zekâ metnidir.
Ovidius’a göre aşk, masum değildir; akıl ister, gözlem ister, zamanlama ister. İnsan aşkı yaşarken değil, yönetirken güçlüdür. Sevgi burada fedakârlık değil, ustalıktır. Kaybetmemek için susmayı, kazanmak için sabretmeyi öğretir.
Bu eser, aşkı romantikleştirenleri rahatsız eder. Çünkü Ovidius şunu ima eder:
Aşk çoğu zaman kalpten değil, ihtiyaçtan doğar.
Aşk Sanatı, sevmenin değil; nasıl etki bırakılacağının kitabıdır.
Bu yüzden hâlâ tehlikelidir, hâlâ günceldir.