Leyla Arpaç

Leyla Arpaç
@arpacleyla
instagram.com/leyla.booksstagram Pinterest.com/leylaarpac “Profilimde yer alan isimsiz iletiler ve yazıların tümü bana aittir.”
"İnsanlar, hakikati duymaktan öylesine korkarlar ki, onu bir yalanla boğmak için ellerinden geleni yaparlar. Bir aile, eğer bir ferdini kendi sahte düzenine kurban ediyorsa, o aile artık bir yuva değil, sadece bir hapishanedir. Ve o hapishanenin gardiyanları, suçlamalarına 'ahlak' kılıfını geçirirler.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir varlığın diğeri üzerinde hüküm kurması, Evrenin o mutlak dengesinde bir kırılmadır.
Adalet, bir insanın terazisinde daralmaz; O, evrenin sessiz ve mutlak yasasıdır. Hüküm vermeye kalkan her fani, Kendi cehaletinin kurduğu en derin masadır.
Gidenin ardından yas tutmak değil, kalanla ne yaptığındır marifet, Dünya dediğin bir han; ne bir baki durak, ne de sarsılmaz bir kısmet. Zaman, avuçlarından kayıp giden ince bir kum iken, Hâlâ hırsın peşinde koşan o kör adımlar utansın! Bir çiçeğin boyun büküşünde saklıdır hayatın sırrı, Toprak bile şahitken, susmuşken o kadimden gelen ağrı. İnsan kendi içindeki sessizliği duymaktan korkarken; Kendini kalabalıklarla avutup, yalnızlığını unutanlar utansın! Adalet gökten yağmıyorsa, ellerimizle kuracağız bu düzeni, Sevgi bir süs değil, bir ömür boyu taşınacak bir gani. Kalbinin en kuytu köşesinde ışığı yitirdiysen eğer, Sadece aydınlık günleri arayıp, karanlığına küsenler utansın! Son nefes kapıya geldiğinde, geriye ne kalacak elinde? Ne malın hükmü geçecek, ne de yalanın o süslü dilinde. Hakikat çıplak dururken, hala sahte süsler peşinde olan; O kendi ruhuna bile yabancı kalmış insan utansın!
Yollar uzamış da menzil çoktan kaybolmuş, Güneş doğmuş lakin vicdanlar karanlıkta donmuş. Bir selamın hatırı artık pul kadar etmez olmuş, Hakkı söyleyene düşman kesilen o diller utansın! Sözler birer zırh, kalpler yedi kat kilitli, Sevgi tartıya çıkmış; biçilmiş ona bir fiyat, bir mühür, bir bent. Vefa dediğin, artık eskiye dair tozlu bir masalsa eğer, O körü körüne yaşanan zamana utansın! İnanç bir vitrin, ibadetler ise süslü bir maske, Gönül bahçeleri kurak, dönmüş bir harabe, bir keske. İnsan kendi kurduğu tahtın kölesi olmuş da; Özünü yitirip, nefsinin hırslarıyla boğulanlar utansın! Zulmün önünde susmak, en sessiz ve ağır suçtur artık, Kalpler yedi kat kilitli, hakikate yollar kapkaranlık. Bir yetimin gözyaşı eğer sızlatmıyorsa içini, Merhameti bir yük sayıp, vicdanını rafa kaldıranlar utansın! Emeğin hakkı yenmiş, ter kurumadan ödenmemiş, Dürüstlüğün adı saf kalmış, hiçbir hesaba eklenmemiş. Zirveye tırmanırken basılan basamaklar insan; Zulme dilsiz kalıp, adaleti menfaate katan, Kendi konforuna sarılıp masumiyeti yakan, O vicdanını rafa kaldıran insan utansın! Gerçekler örtülmüş, yalanlar şatafatlı bir perde, Doğrular sürgün edilmiş, mahkum edilmiş her yerde. Herkes kendi çıkarının peşinde kördüğüm olmuşken; Dostluk maskesiyle gezip, ardında hançer saklayanlar, İnsanlığını unutup sadece benliğine tapınanlar utansın!