Leyla Arpaç

Leyla Arpaç
@arpacleyla
instagram.com/leyla.booksstagram Pinterest.com/leylaarpac “Profilimde yer alan isimsiz iletiler ve yazıların tümü bana aittir.”
Kadın, varoluşun en derin sorusuna verilmiş sessiz bir cevaptır. İnsanlık çoğu zaman gücü gürültüde ve görünürde aramış olsa da, hayatın gerçek sürekliliği çoğu zaman görünmeyen bir yerde, bir kadının sabrında ve direncinde saklı kalmıştır. Kadın yalnızca bir birey değil; zamanın içinden geçen bir bilinçtir. Geçmişin hatırasını taşırken geleceğin ihtimalini de içinde büyütür; bu yüzden bir kadını anlamak, hayatın kendisini anlamaya yaklaşmaktır. Bir toplumun gerçek büyüklüğü, sahip olduğu güçle değil; kadınlarının ne kadar özgür düşünebildiği ve korkusuz yaşayabildiğiyle ölçülür. Kadınların sesi kısıldığında insanlığın vicdanı da sessizleşir; konuştuğunda ise yalnızca bir insan değil, yaşamın kendisi konuşur. Kadınlar günü bir takvim günü değil, insanlığın kendine sorduğu bir sorudur: “Hayatı var eden değeri gerçekten anlayabildik mi?” Belki de kadınlar, dünyanın en güçlü paradoksudur; en büyük güçleri şefkatten, en büyük dirençleri ise umuttan doğar ve insanlık ne zaman yolunu kaybetse, yeniden başlama cesaretini çoğu zaman kadınların kalbinde bulur. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Kalp hakikate yönelmesi gerekirken yanlışa yöneliyorsa, bunun nedeni çoğu zaman varoluşsal bir yalnızlık ve sevgi yoksunluğudur.”
“Kalp gerçeği hisseder; fakat sevgi eksildiğinde insan, gerçeği bilse bile yanlışa doğru yürür.”
“Bazı insanlar gider, ama bize kendimizi öğretir.”
“Her son biraz da yeni bir başlangıcın sabrıdır.”