Vaha kompleksi yaşayan susamış bir adam, gerçekten gördüğü için değil, gereksinim duyduğu için su, palmiyeler, gölgelik alanlar gördüğünü sanır. Doyurulmayı bekleyen gereksinimler kimi zaman halüsinasyonlar doğurur: susuzluk suyu hayal eder, aşka duyulan gereksinim de ideal bir erkek ya da kadını. Vaha kompleksi aslında bütünüyle yanılsama değildir: Çöldeki adam ufukta birşey görür. Ama palmiyeler sararıp solmuş, su kuyusu kurumuş ve ortalık çekirgelerin istilasına uğramıştır.
Olgun aşkı, ham olanından ayıran da budur. Her açıdan daha çok yeğlenir olgun aşk, her insanın doğasında iyinin de kötünün de bulunduğu bilincini taşır, idealleştirmeyi reddeder, kıskançlıktan, maçoluktan ve aşırı tutkudan uzak, cinsel boyutu olan bir arkadaşlık biçimidir, hoştur, huzur doludur ve karşılıklıdır.