Suratımıza yediğimiz her totaliter rejim tokadında kendimizi daha da küçük ve etkisiz hissettik.İçimizdeki benlik, bir takım güçler tarafından okyanusta sürüklenen buğday tanesi misali neredeyse yok denecek bir boyuta indirgendi.
...okula giderken mantığımız, sevgilimizle buluştuğumuzda duygularımız, sınavlara çalışırken irademiz, pazar günleri kilisede ise dini sorumluluklarımız ağır basıyor. Farkında olmayabiliriz ama kişiliğimiz parçalara bölünüyor ve parçalardan hiçbiri
nereye gideceğini bilmiyor.