Kitabı okurken yalnız olmadığımı ve her an kafamın içinde bana aid olup olmadığından emin olmadığım pek çok sesin varlığını farkettim. Kaos ortamında birşeyleri anlama yada birtakım girişimler yapmanın ne denli hatalı olduğunu... Sadelik kavramını her an heryerde duyuyorken bunun asıl ıhtıyacım olan şey olduğunu farketme şaşkınlığını yaşadım. Zihnin asla anda kalmadığını söyluyor yazar. Bunu okurken hayatım boyunca geçmiş ve gelecek arasında sürekli bir maraton içinde olduğumu farkettim. Zihnim ya geçmişe aid keşkelerle yada gelecekle ilgili kaygılarla hemhal. Ayrıca bireyin kendisiyle yüzleşmesi gerektiğini ve bunu yaparken en açık haliyle herşeyi kabullenerek yapması gerektiğini aksi halde kendisine karşı hayat boyu takındığı ikinci biz yüzle yaşamaya mahkum oldugunun farkındalığını yaşadım. Pek çok şey ilave edilebilinir daha . bu yüzden kitabı beğendiğimi söylemeliyim.