Doğrudur, size yalan söylemeyeceğim; ışığı fırlatıp atmak ve uykuya geri dönmek daha kolaydır. Doğrudur, kimi zaman kafatası ışığını önümüzde tutmak zordur. Çünkü onun sayesinde kendimizin ve başkalarının hem çirkin hem de ilahi tüm yanlarını olduğu kadar ikisi arasındaki bütün durumları da açıkça görürüz. Ancak dünyadaki ve insanlardaki derin güzelliğin mucizeleri de bu ışıkla bilince çıkar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beyaz, yeni olanın, saf olanın, bozulmamış olanın rengidir. Bedenden arınmış ruhun, fiziksel olan tarafından engellenmemiş tinin de rengidir. Temel beslenmenin, anne sütünün rengidir. Buna karşın, ölünün, pembeliğini, yaşam gücünün kırmızılığını yitirmiş şeylerin de rengidir. Beyaz olduğunda her şey o an için tabula rasa'dır, üzerine hiçbir şey yazılmamıştır. Beyaz, yeni başlayan şeyler için yeterince besin bulunduğuna, boşluğun ya da yokluğun doldurulacağına dair bir vaattir.
Siyah, çamurun, doğurgan olanın, fikirlerin ekildiği temel maddenin rengidir. Ancak siyah, ölümün de rengidir, ışığın kararmasının da. Siyahın üçüncü bir yüzü daha vardır. La Loba'nın üstünde durduğu dünyalar - arasındaki- dünyaya eşlik eden renktir, çünkü siyah, inişin rengidir. Siyah daha önce bilmediğiniz bir şeyi hemen bileceğinize dair bir vaattir.
Kadınların gelişiminde bütün bu "ev ekonomisi" edimleri, yemek pişirme, yıkama, süpürme, sıradan olanın ötesindeki bir şeyi açıklar. Bütün bu metaforlar ruhsal hayat üzerine düşünme, onu hazırlama, besleme, yetiştirme, düzeltme, temizleme, düzenleme yollarını gösterir.