(...) hep birlikte aynı koridorlardan geçer, aynı mahkeme salonuna gireriz ve bir yargıcın gözlerine bakarız ki asla tek bir yargıç söz konusu değildir orada, gerçekte tüm toplumdan oluşan bir jüri vardır o gözlerin ardında ve işte orada kadınlar olarak hep birlikte yasaların ağırlığıyla yüzleşiriz.
Bir kadının öldüğünü düşünmek, bir kadının öldürdüğünü düşünmekten çok daha kolaydı. "Şiddet kullanan kadın" ya da "katil kadın" demişim fark etmiyordu karşımdaki için, aynı hata, işitsel olmaktan ziyade kültürel olan o hata, zihinlerdeki rahatsız edici silahlı kadın imajını silmeyi ve yerine toprağın altında, savunmasız bir kadın resmi çizmeyi başarıyordu.