Kendimizi iyi hissetmek, iyi düşünmek ve iyi yaşamak bir bütündür ve birbiriyle ilişkilidir. İyi yaşamaksızın iyi düşünmek ve kendimizi iyi hissetmek, bir noktadan sonra içsel bir fantazi dünyasında kaybolup yaşamdan kopmayı getirir. Diğer yandan, kötü düşünüp kendini kötü hissettiği için aslında çok da kötü olmayan yaşamını ıskalamak ve içinde olduğu gerçekliğin iyi yönlerini zihninin olumsuzluklarına kapanarak yaşayamamak da en az bu kadar acı ve olumsuz bir sonucu getirir. Çevrede ne olup biterse bitsin, kişi bir anlamda kendi cehenneminde, yani kafasının içinde yaşamaya başlamış olur.