Jack London'ın diğer kitaplarının aksine, bir tık az keyif aldığım bir romandı. Tabi yer yer çok keyifle okuduğum kısımları oldu fakat genel anlamda beni çok yükselten, etkileyen bir kitap olduğunu söyleyemem. Jack London okumayı seven insanlar tercih edebilir ama yazarı bu romanla tanımanızı istemem ki bence zaten tanıyamazsınız. Yazarı keşfetmek için doğru kitap bu değil.
Size öğrettiği bir çok şey var. Orta halli ya da toplumun dibinde olan insanların özgürlük peşindeyken gösterdiği mücadele zaman zaman ruhunuza dokunuyor. Kitabın ana karakterlerinin hiç birinin olağanüstü özellikleri yok. Belki senden benden çok daha basit, belki aynı seviyede belki çok az daha iyiler. Ancak başardıkları şeyler ve kendilerine yarattıkları yeni hayat bir harikaydı. Şanslarının yaver gitmesinin de etkisi çok. Zaten bence ana fikir burada yatıyor.
Kitabın olayı aslında yarısından itibaren ''yolda olmak'' üzerine kurulu. Yolda olun ki görmediğiniz şeyleri görün, keşfetmediğiniz her şeyi keşfedin, bakış açısı ve vizyon kazanın. Sürekli bir şeyler öğrenin. Olduğunuz yerde hayatınız kolay kolay değişmeyecek ve durmadan ayağınıza fırsat gelmesini bekleyerek çok zaman hatta bir ömür kaybedeceksiniz. Yoldayken ise, her saat ve de her dakika değişkendir. Fırsat çok daha fazladır. Şans bir anda artmaya başlar.
Ay Vadisi, hayatınızdaki rutinleri değiştirmenize ve farklı bakış açıları kazanmanıza yardımcı olabilir. Biraz da nasıl bir psikolojiyle ve nasıl bir beklentiyle okuduğunuzla alakası var. Dediğim gibi, ilk Jack London kitabınız olmasın ama listenize almanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.