1982 Anayasası’nın Temel Maddeleri arasında yer alan 3. maddedeki “Anadili Türkçedir” ibaresine takılanlar ve bunun çıkarılmasını, demokratik, çağdaş ve modern olmanın bir göstergesi şeklinde anlayanlar, veya daha çok İslami bulanlar kendi heterojen yapılarını esas alarak Türkiye’ye bakmakta ve kendi etnik yapılarından habersiz görünmektedirler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kürtlüğü veya Zazalığı seçenlerin birlikte mütalaa edilmesi ve oranlanması da yanlıştır. Çünkü, sadece mahalli ağız bakımından ele alınsa bile Kürtlerle Zazalar arasında önemli farklar vardır. Mezhep ve kültürel yapı farklarını da buna ilave edebiliriz.
TV’deki açık oturumlarda terör uzmanı diye sık sık ekrana çıkarılan ama eserlerinde teröre methiyeler yağdıran bir öğretim üyesinin ve eski bir bayındırlık bakanının dediği gibi: “Birlikten ve bütünlükten yanayız, ancak Türk milletine mensup olarak kendimizi hissetmiyoruz teröre de karşıyız ama kültürel haklar…” yani silahsız terör…
Kürtçe eğitim ve TV yayınından bahsedenler terörü kullanmadan bölücülük yapanlardır. Bunlar Osmanlıda bile mahalli ağızlara göre eğitim ve öğretimin olmadığının farkında değillerdir.
İslama sözde sığınarak Türk düşmanlığı yapanlar, “Türklerin elinden Kuran-ı Kerim’i almalı; yahut onları ondan soğutmalıyız” diyen Batılı çevrelere hizmetkârlık yapmaktadırlar. Çünkü sonuçta aynı hedefte birleşmektedirler.