Şener Aksu/Annemin Romanı
Puan vermedi·278 syf.··
2026 32. kitabı
Şener Aksu/Annemin Romanı Çukurova’nın Yaşar Kemal’i varsa bizim de Şener Aksumuz var Bir anne düşünün, hem falcı,hem rüya yorumcusu, masal anlatıcısı. Her şeyden önce bu annenin kamanlar gibi mistik bir yönü var doğanın dilinden anlayan, kolay kolay pes etmeyen savaşçı bir ruhu var işte böyle bir annenin yaşamını anlatmaya çalışmış Şener abi, eminim ki bu anlattıkları %10 bile değildir çünkü bilirim bizim oranın kadınlarını. Roman buram buram Artvin kokuyor, Kah dağlarda gezerken, kâh çayır biçerken kâh çobanlık ederken bulursunuz kendimizi hem de canlı canlı içinde yaşayarak. Hikayenin sıcaklığı hemen sarıyor sizi ve içini alıyor bir masalın tadında , satırlar su gibi akıyor, bir çocuk merağı sarıyor yüreğinizi okurken. İçinde sosyolojik gerçeklerden izleri bulabileceğiniz bir roman özellikle 1960‘ların Türkiyesinin kırsal yaşamına dair izler , o ezilmişlik çaresizlik içinde direnişin umudunu görürsünüz Ayrıca köyden kente- kentten köye göç’ü anlatan 1960- 70 lerin Türkiyesini içinize çekiyorsunuz , zaman zaman dönemin toplumsal cinsiyet rolleri ,kadının toplumdaki yeri ve konumuna dair atıflarda bulunuyor . Bu bakımdan kitap toplumsal gerçeklik tarzında yazılmış bir kitap, her ne kadar biyografik bir kitap olsa da yazarın çocukluğuna dahil izler de barındırması bakımından otobiyografi tarzında da bir kitaptır Yani toplumsal gerçeklikle yazılmış, biyografik ve otobiyografik bir romandır. Yazar bir idealin peşinden koşmaktadır annesinin ruhu rahat etsin diye ondan kalan son hatırası -saçlarını - annesinin ruhunu da yansıtacak bir yer bulup gömmek istemektedir acaba yazar bu idealini gerçekleştiriyor mu? Şener Aksu aynı zamanda şair olduğu için bu özelliğini romanlarında da görmekteyiz, bu yüzden de, romanın içinde şiirlerine yer verirken, romanın şiirsel bir
Annemin RomanıŞener Aksu · Aydili Sanat Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2026 105. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:12
Göğe Kadar Sen ~ Gizem Topak . Acilen ikinci kitabı okumamız lazım, yoksa bir arkadaş ölecekmiş arkadaşlar… Göğe Kadar Sen ile aslında kitap olmadan önce tanışmıştım ve kitap olarak elime alıp okuduğumdan çok daha fazlasına tanık olmak inanılmaz iyiydi. Buram buram Karadeniz ve ayrılık kokan bir kitaptı. Dağhan tam yedi yıldır memleketinden uzaktaydı. Memleketine, toprağına ve cebindeki bir resme bağlı bir askerdi. O şehirde büyük bir sevda ve büyük bir kalp kırıklığı saklıydı. Yıllar sonra acı bir kayıp, tekrar ayak basmayı planlamadığı yere götürdü onu. Yaranın diğer tarafı ise orada, Artvin’de nefes alıp vermeye devam etmişti. Her adımda Dağhan’ı yaşamış, her adımda acısı katlanmıştı. Yıllar sonra yeniden karşılaşmak, onları bu duruma getiren olaylar zincirini öğrenmek ve büyük bir maceraya atılmak inanılmaz heyecanlıydı! Dağhan’ın kızgınlığını ve katı duruşunu anlıyor ama kalbim de kırılıyor okurken. Zülal öyle bir cehennemde ki ablaları onun büyük bir şansıydı. Dağhan ile yıllar sonra tekrar karşılaşıp onu o köprüye çağırıp gerçekleri anlatmak istediği sahnede ve sonrasındaki hüsranında kalbim çok kırıldı. Zülal’e sarılmak, acısını paylaşmak istedim. Ama sonrası… Kitapta aksiyon, yıllara meydan okuyan sevda ve intikamla dolu sahneler asla bitmiyor. Dağhan ve Zülal’in geçmiş hesaplaşması, geçmeyen, azalmayan duyguları ve yan karakterlerle olan sahneleri inanılmaz iyiydi. Özellikle Hızır Ali favorim dostlar O kadar keyifli bir karakter ki bayıldım! Dağhan ve Hızır Ali’yi shipledim resmen Deccal bir baba var ki nefret ettim. Asla Zülal ve ablalarını hak etmeyen bir pislikti. Bir insanın bu kadar çamura bulanmış olmasını aşamıyorum. Kitabın Artvin kısmı ayrı, Iğdır kısmı ve karakterleri ayrı güzeldi. Ama tüm bunlarla beraber karakterlerimizin zekice planları derken
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202660 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·544 syf.··
2026 86. kitabı
GÖĞE KADAR SEN – Gizem Toprak Merhabaaalar, sıkı tutunun bu sefer askeri kurguyla geldim. Askeri kurgu okuya okuya valla bir gün gaza gelip asker olabilirim. Şaka şaka ben rahat koltuğumda Dağhancığımı okuyarak askeri kurgu merakımı gidereceğim. Görevine ve yeminlerine bağlı asker Dağhan İdris Tüfekçi ile geçmişin izlerini kalbinde taşıyan Zülal, yedi yıl sonra yeniden karşılaşır. Birinin sessizliği kaçışa, diğerinin sessizliği bekleyişe dönüşmüştür. Memleket rüzgarı gibi sert bir karşılaşma, onları hem eski yaralarla hem de hiç kapanmamış bir aşkın sınavıyla yüzleştirir. Dağhan demişken kendisinden bahsetmezsek olmaz. Sevdiği kadından ayrılmak zorunda kalan yaralı karakterimiz. Aslında kendisi ayrılmıyor o kısmı size söyleyeyim. Ayırıyorlar. Kim mi? Orasını da siz okuyun, sürpriz olsun. Gözü kara bir adam Dağhan, vatanı için her sipere giden ve adımları yere sert basan birisi. Açıkçası onun böyle güçlü bir asker olmasını sevdim. Canım Zülal’ım. Dağhan’ın sevdiği kadın demiştim ya, işte o kadın bizim Zülal. Yüzüne ayan beyan söylenen yalanlara inanan, sevdiği adamdan ayrı kalsa da sevmeyi asla bırakamayan kadın. Keşke ayrılmasalardı ve hiç üzülmeselerdi. Melis o zaman biz ne okuyacaktık? Dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız… Seneler sonra bizim bu ikili Artvin’de karşılaşınca o boğazlarındaki yumruyu ben ta buradan hissettim. Birbirlerine hala aşık iki insan ama işte birleşemediler ya o an içim gitti içim. Yazarda o kısmı yani öyle bir yazmış ki içinize işliyor. Akıcı bir kalemi var zaten yazarımızın, kitap akıp gidiyor.
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202660 okunma
ÖVGÜ Kİ EKSİKTİR ONUR KIRAR.
Puan vermedi
19 Ağustos 1950, Şavşat-Artvin) Türk yazar ve emekli banka üst düzey yöneticisidir. Selçuk Altun'un babası Fahamettin Altun Kaymakam ve bilahare Vali olarak görev yaptığı için çocukluğu ve ilk gençliği Anadolu'nun dört bir yanında geçmiştir. Derik Merkez İlkokulu'nu bitirip, Orta öğretimini Diyarbakır ve Samsun Maarif kolejlerinde tamamlamıştır, Boğaziçi Üniversitesi İşletmecilik Bölümü'nden 1973'te mezun olup, aynı bölümde 1974'te yüksek lisansını yapmıştır. 18 yılı Yapı ve Kredi Bankası’nda 30 yıl boyunca finans sektöründe çalıştı. 2004’te daha çok okumak ve fırsat buldukça yazmak üzere emekli olduğunda Bankanın Yönetim Kurulu Başkan Vekiliydi ve Yapı Kredi Kültür Sanat ve Yayıncılık A.Ş.’nin de Yönetim Kurulu Üyesi ve son üç yılda başkanıydı. Selçuk Altun bir Bibliyofildir (kitap kolleksiyoner-kitap kurdu) ve doyurucu bir kütüphanesi vardır. 1990’dan itibaren çeşitli dergilerde denemeleri yayımlandı, çeviriler yaptı. Nazım Hikmet ve Oktay Rifat’ın şiirlerinden bir seçkiyi İngilizceye çevirterek yayımlanmasını sağladı. 2000’den itibaren 8 roman, 2 kısa roman ve 5 deneme kitabı yayımlanmıştır. Romanları 14 yabancı dile çevrilmiş ve özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde ilgi görmüştür. Türkçe ve yabancı dildeki kitapları dünyanın önemli kütüphanelerinde bulunmaktadır. “Godot Neden Gelmeyecek” başlıklı denemesi Samuel Beckett Vakfı'nın resmi yayın organı “The Beckett Circle”de 2012'de yayımlanmış, ABD'nin belli başlı kütüphane arşivlerine kabul edilmiştir. 2022'de Kitap İçin-5 adlı yapıtıyla Türkiye'nin en saygın edebiyat ödülü olan Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Yazar, Edgar Allan Poe tutkunu bir (kara)kter kurgulamak istiyordu; üç dört sayfa sonra romanın dışına çıkıp diğer karakterleri kukla gibi oynatsın… Oysa o yazarı da yönetmeye kalkışınca bir
Senelerce Senelerce EvveldiSelçuk Altun · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202453 okunma
Sumerliler Türk’tür.
Puan vermedi·168 syf.··
2026 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 22:26
Yazar kitabında Sumerlilerin yazmış oldukları ve din kitaplarına dünyayı kapladığı şeklinde giren Tufan olayının, Orta Asya’daki büyük taşkınlıkdan kalan anılar olduğunu kanıtlamıştır. Tufan’ı önce Karadeniz’de, Dicle ve Fırat nehirlerinde olabilme varsayımlarını göstermiştir. Daha sonra Asya’daki jeolojik olaylara göz artmıştır. Bunlara göre son buzul çağından sonra Milat’tan önce 20.000 li yıllardan itibaren buzlar erimeye başlamıştır. Bu eriyen buzlardan 11.000 ile 12.000 yıllarında büyük taşkınlıklar olmuştur. Bu taşkınlıklardan dolan nehirler vaktiyle Turan ovası’nı Turan denizini haline getirmiştir. Aral gölünü doldurmuştur, Hazer denizine ulaşmıştır. Hazer‘den dolan sular bir taraftan Karadeniz akmış, diğer taraftan Anadolu’da Çoruh Vadisi’nin ağzına kadar gelmiştir. Artvin, Oltu, Narman arası birleşmiş ve Van Gölünü genişletmiştir ve de Diyarbakır iç denizini oluşturmuştur. Efsaneye göre, Tufan’dan kurtulup Kazıkurt dağına geri dönenlerin bir kısmı doğuya, bir kısmı batıya gitmiştir. Doğuya gidenler Çin, Japon ülkelerine yerleşmişler, İpek Yolu’nun başlamasına neden olmuşlardır. Onun için İpekyolu Türü-ilklerin atalarının toprakları olan Turan ülkesinden geçmiştir. Buralardaki Adem Ata deryası Yerkindik, Gemi Salgan, Karmakcı gibi yaratman hep Türkçe olması bunu kanıtlıyor. Türkler Nuh’un oğlu Yafet’ten türemişlerdir. Tufan’dan arta kalan insanların Türkler olduğu ve bütün dünyaya yayıldığını kanıtlamıştır. Ayrıca yazar Sumer Yazıtlar‘ındaki ve dilindeki bir çok kelimenin Türk diline benzerliğini ispatlamıştır. 
Sumerlilerde Tufan Tufan'da TürklerMuazzez İlmiye Çığ · kaynak yayınları · 2008444 okunma
8/10
·434 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 21:41
Artvin ve Batum'un bazı bölgelerinde yaşayan ailelerin, sülalelerin köylere göre dağılımı yapılmış. Kayıtlar, 1900 yılı öncesi yapılan nüfus sayımlarına dayandırılmış. Ayrıca sülale isimlerinin köken incelemesi yapılmış. Ayrıca, bazı yerleşim yeri ve köy isimlerinin de anlam ve kökenleri incelenmiş. Bölgesel bir inceleme kitabı.
Tarih
Artvin Sülaleleri ve KökenleriOsman Coşkun · Çatı Kitapları · 20152 okunma