Saygı , korkmak ve çekinmek değildir. Sözcüğün kökenine göre bir insanı, olduğu gibi görebilme yetisini,onu özgün bireyselliği içinde fark edebilmeyi belirtmektedir.
Çok şeyi olan değil, çok veren zengindir.Bir şeyi yitirmekten korkan istifçi, ne kadar çok şeyi olursa olsun, ruhbilim dilinde yoksul ve yoksun bir kişidir. Ancak kendinden bir şeyler verebilen kişi zengindir.
Nasıl ki çağdaş yoğun üretimde malların standartlaşması bir gereklilikse, sosyal süreçte de insanların standartlaşması öyle bir gerekliliktir. Ve bu işe “ eşitlik” denmektedir.
Birçok kişi, topluma ayak uydurma gereksiniminin farkına bile varmaz. Bunlar, kendi özgür düşüncelerini ve eğilimlerini gerçekleştirdikleri,bireyci oldukları ve düşüncelerine kendi başlarına düşünerek ulaştıkları düşüyle yaşarlar.