Pek az şey insanı vaktinden önce büyümek zorunda kalan bir çocuk kadar hüzünlendiriyordu. Çocuklar çocuk kalmalıydı. O çocukluğa hangi hayalleri sığdırabiliyorsa sığdırmalılardı.
Hüsranı katlanır kılan düşüncedir ve düşünceyi mümkün kılan da hüsrandır. Düşünce hüsrandan kaçınmak yerine onu dönüştürür. Bunu hüsran duymayı bırakıp bu konuda ne yapılacağına bakmamızı ve gerekeni yapmamızı sağlayarak başarır.
Zulmedilenler sonunda başkaldırırdı ve o gün Tanrı zalimlerin yardımcısı olsundu. İki kenarı keskin bir kılıçtı bu. Zulmedilenler zulmedenleri daima taklit eder, onlardan öğrenirdi. İşler değişince roller de değişirdi... Yeni bir intikam ve şiddet dönemi için sahne hazır olurdu. Roller değişip dururdu, bıktırana dek.