Nephren Ka, bir alıntı ekledi.
21 May 20:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

“Yamak aşçı olmak ister.Aşçı aşçıbaşı olmak, şakirt de kâtip olmak, kâtip ise paşa olmak ister. Paşaların istediği de vezir olmaktır. Kısacası herkesin istediği, bir şey olmak, olabilmek! “

Suskunlar, İhsan Oktay Anar (Sayfa 132)Suskunlar, İhsan Oktay Anar (Sayfa 132)
ANIL AKCAN, Bir Tereddüdün Romanı'ı inceledi.
18 May 16:40 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kelime Aşçısı Peyami Safa...

Peyami Safa hatıramda hep bu şekilde alegori edecek. Safa, insanın hiç farkında olmadığı ama herkesin yaşadığı durumları tıpkı bir aşçı edasıyla büyük bir maharetle, ince ince, santim santim, gram gram yedirir sayfalarına... Öyle ki o kelimeler ne eksik ne fazla... Yazar kurnazlığından koşar adım kaçar kitaplarında... "Fazla söze gerek yok benim özümde" der Usta. Benimsediği yazarları korkmadan defalarca dile getirir ve çağdaşının ağır eleştirilerini göze alarak büyük bir cesaretle "bizler <geçmişin> kumbaralarındaki birikenleriz" demektedir. Benzemekten korkmaz... Tahlil derseniz tinsel Laboranttır Safa. Alegoriyi yaşarsınız ve bir bakarsınız karakterler odanıza girmiştir. Sessizce sigarasını yakmış ve sizi izliyordur. Yolda, çarşıda, pazarda, okulda hep sizi takip eder. Sanat' ın bütün acımasız yönlerinin farkında olan bir yazarı okumak bana yarınlara kalabilmenin meşakatliğini hatırlatır hep...

İyi okumalar...

Geleceği parlak değildi,
Sebepsiz dolanıyordu.
Genç bir adamdı işte,
Kuzey Caroline civarında otobüsle bir yerlere giden,
Ki kar Yağmaya başladı,
Ve tepede küçük bir cafede mola verdi otobüs,
İçeri girdi yolcular.
Ve tezgaha oturdu diğerleriyle.
Bir şeyler ısmarladı.
Geldi yemek , iyiydi , bilhassa kahve.
Garson kız tanıdığı başka kadınlara hiç benzemiyordu.
Yapmacık değildi.
Doğal bir neşe vardı her halinde.
Aşçı deli deli konuşuyordu , bulaşıkçı gülüyordu.
Güzel temiz hoş bir gülüşle,
Genç adam pencereden yağan karı izledi.
Ve o cafede sonsuza kadar kalmak istedi canı.
Tuhaf bir duyguya kapıldı orada, her şeyin güzel olduğuna dair.
Ve her zaman güzel olacağına dair.
Gitme vakti dedi şoför, yolculara.
“Şimdi burada kalacağım, tam burada kalacağım.” diye düşündü genç adam.
Ve kalktı sonra , diğerlerini izledi otobüse kadar.
Yerine oturdu ve cafeye baktı pencereden.
Ve sonra aşağı doğru kıvrılıp gitti.
Tepelerin arasından.
Genç adam gözlerini ileriye dikti.
Konuşmalarını dinledi yolcuların ya da okuyup uyumaya çalışmalarını izledi.
Farkına varmamışlardı büyünün.
Ve genç adam başını bir kenara koydu.
Kapadı gözlerini uyuyormuş gibi yaptı.
Yapacak bir şey yoktu.
Motorun sesini dinlemekten başka ve lastiklerin karda..

Charles Bukowski - Nirvana

Erkan Akdemir, bir alıntı ekledi.
29 Nis 11:21 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Düşünmek, sorgulamak şarttır.
“Usta” diye seslendi. “Bütün fenler madem bizim Kuran’dan çıktı, biz niye anlamadık da gavurlara kaptırdık.”
Aşçı bunu hiç düşünmemişti.
“Önündeki bulaşıklara bak!” dedi. “Aklının ermediği şeylere de burnunu sokma.”

Murtaza, Orhan Kemal (Sayfa 216 - Everest Yayınları)Murtaza, Orhan Kemal (Sayfa 216 - Everest Yayınları)
Miray, Medyum'u inceledi.
29 Nis 02:50 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap çok etkileyiciydi hala gerginim ve çok zaman tüylerimin diken diken olduğunu itiraf etmeliyim. Kahramanımız Danny ve ailesi zor zamanlardan geçmektedir. Babasi içki problemi yüzünden üniv. İşinden olduktan sonra uzun bir süre bunalıma girmiştir. Bir gün eski dostu Al tarafından Jack e #overlookhotel inde kış bekçiliği işi teklif edilir ve hep beraber oraya taşınırlar. Vardıklarında normal bir otel gibi görünen #overlook daha kapıdan girerken Danny e kötü şeyler hissettirmeye başlar. Işıltı dediğimiz önsezileriyle kendisi gibi bir aşçı olan Dick ile bu konuyu konuşurlar ama sadece kafalarının içinden Dick ona dikkatli olmasını söylerek gitmek zorunda kalır. Hikayenin devamı tüm paranormal olayları gölgede bırakacak şekilde gelişiyor. Daha fazlasını anlatmayacağım ama bu kitabın devamı #drsleep yani Doktor Uyku tekrar okunması gereken bir kitap.

güzin tanyeri, bir alıntı ekledi.
25 Nis 16:02 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Bir gün bir gazeteci bana neden yazdığımı sordu. Başımdan savmak için, sadece bu işte iyiyim, dedim. Şimdi de bu bana sürekli hatırlatılıyor, sanki muhteşem bir ifadeymiş gibi, cesurca, yüce bir şeymiş gibi. Amma aptallık! Elbette tek iyi olduğum şey yazı değil. Ama sanatçıların başka faaliyetler yapmayı becerememeleri yüceltilen bir şey, bir uzmanlaşma aşkı. Ben, profesör, aşçı, kostümcü, tam zamanlı çevirmen, arıcı olabilirdim. Yığınla şey yapmayı biliyorum."

Samuel Beckett'a Göre Arıcılık, Martin Page (Sayfa 81 - SEL Yayıncılık)Samuel Beckett'a Göre Arıcılık, Martin Page (Sayfa 81 - SEL Yayıncılık)
Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
 24 Nis 22:31 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Andrey Yefimıç akla ve doğruluğa aşırı değer verirdi,ancak etrafında akıl ve dürüstlükle dolu bir hayat inşa edebilmesi için yeteri kadar güçlü bir karaktere ve inanca sahip değildi. Emir buyurmayı,yasak koymayı,mecbur bırakmayı kesinlikle bilmezdi. Sanki hiçbir zaman sesini yükseltmeyeceğine,emir kipi kullanmayacağına yemin etmişti."Ver" ya da "getir" demek onun için çok zor biri durumdu. Canı bir şeyler yemek istediğinde kararsız bir şekilde öksürerek aşçı kadına: "Bir çay içseydim..." ya da "Bir şeyler yeseydim..." derdi. İdare amirine çalmayı bırakmasını söylemeye, onu kapı dışarı etmeye ya da bu gereksiz, asalak makamı toptan ortadan kaldırmaya da kesinlikle gücü yetmezdi.

Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 16)Altıncı Koğuş, Anton Çehov (Sayfa 16)
Bria, bir alıntı ekledi.
23 Nis 16:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Simon... :D
İki kolunu da boynuma dolayarak bana yaslandı. Herkesin bizi izlediğini ya unutmuştu ya da umurunda değildi. "Baz?" dedi.
"Evet?"
"Aşçı Pritchard'la hala arkadaş mısın?"
"Sanırım."
"Ben... sandviç olacağını ummuştum da."

Asla Vazgeçme, Rainbow Rowell (Sayfa 478)Asla Vazgeçme, Rainbow Rowell (Sayfa 478)
Yasemin Çarıkcı, bir alıntı ekledi.
22 Nis 19:28 · Kitabı okudu · 10/10 puan

“Nasıl da tuhaf, nasıl da anlaşılmaz oyunlar oynuyor alın yazımız bize! Acaba arzuladığımız bir şeye hiç kavuştuğumuz olmuş mudur... kavuşmak için var gücümüzü harcadığımız bir şeyi elde etmişliğimiz? Galiba bunun tam tersi oluyor hayatta. Kimi, gösterişli atlatın çektiği şık bir araba için yanıp tutuşur ve yanından hızla geçen arabaların ardından özlemle dilini şaklatırken, kiminin şahane atlar koşulu göz alıcı bir arabası oluyor, ama o neye sahip olduğunun farkında bile olmadan biniyor arabasına. Kiminde şahane bir aşçı, ama iki minik lokmadan başka bir şeyin giremeyeceği yüzük kadar bir ağız olurken, kiminin hangar gibi ağzı oluyor, ama onda da yiyecek kuru ekmekten başka ara ki bir şey bulasın!”

Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 42 - İş Bankası Kültür Yayınları)Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve Fayton, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 42 - İş Bankası Kültür Yayınları)