Yazarın 18 Haziran 1962 yılında İstanbul limanından ayrılarak Venedik üzerinden İsviçre'ye başlayan yolculuğu ve bu ükkede bulunduğu 18 Mart 1963 yılına kadar ki gezileri, gözlemleri, düşünceleri kitapta aktarılmış.
Bir gezi kitabından ziyade deneme tarzına daha yakın. Yazarın dilinde şiirsel bir tat var. Keyifle okunurken bolca düşündürüyor.
Dikkatimi en çok çeken bölüm ise ölüm hakkındaki düşünceleri oldu. Zira kendisi 24 Mayıs 1973'te vefat etmiştir. Yani bu kitabındaki son anısı olan Bern Sanat Müzesindeki o günden yaklaşık 10 yıl sonra.
İsviçre GünleriSelahattin Batu · Hisar Yayını · 19663 okunma
3 puan verdim. O da çizimler için. 1-2 hikayeyi saymazsak boş ve anlamsız bir kitap. Zaten bu tarz kitaplar çevrildiğinde anlamını yitiriyor. Belki kültür farkından dolayı da anlamsız gelmiş olabilir.
Herkesin mutlaka okuması gerektiğine inandığım bir otobiyografi. Bir ömrün nasıl bilime adandığını, bu yolda katlanılan zorlukları ve inandığı yoldan dönmemeyi bizlere gösteriyor. Dönemin üniversitelerinin mantığını bilimden çok bilmemenin peşinden nasıl koşulduğunu gözler önüne seriyor. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
Çocuk kitabı. Pek beğendiğimi söyleyemem. Normal bildiğimiz kitap boyutundan daha büyük. Dikdörtgen şeklinde. Pahalı olmasının sebebi sanırım kuşe kağıda basılmış olması. İçindeki resimler gerçek resimler olabilirdi. Resimlerin hemen hepsi kübik şekillere benziyor. Kendin yap kısımları pek ilginç değildi.
Kitapta çok fazla tutarsızlık var. Bir bölümde Habur sınır kapısının kapatılması gerektiği yazarken diğer bölümde yeni sınır kapıları açılması gerektiği gibi.
Irak DosyasıSait Yılmaz · İnsancıl Sahaf · 201137 okunma