"Seni çok seviyorum." diye fısıldadım. "Seni o kadar çok seviyorum ki... Uğruna yaşamak isteyecek kadar." dediğimde öyle bir baktı ki bana, binlerce duygu saniyeler içinde geçti gözlerinden. "
Ben de, diye fısıldadı başını ağır ağır sallarken. "Sevdim kadın, o kadar çok sevdim ki... Uğruna ölecek kadar."
"Gülüşün," dedi düşünceli bir sesle.
"Bana güneşi anımsatıyor, öylesine sıcak. Sanki güneş senin dudaklarında,”
“Güneşten korkuyorum, ” dedim.
“Güneşi hiç görmedim, ben ona bakamam."
“Ben bakıyorum,” dedi baskın bir sesle. “Güneşi dudaklarında taşırken nesinden korkuyorsun? Ha, illa güneşi göreceğim diyorsan ayna karşısında daha çok gülümse.” Sözlerinin etkisiyle gülüşüm büyüyünce, “Tıpkı şu anda olduğu gibi,”