Yaratıcım olan sen bile yalnızca ikimizden birinin ortadan kalkmasıyla kopacak olan bağlarla bağlandığın bu yaratığından tiksiniyor, onu hiçe sayıyorsun, öldürmek istiyorsun beni. Oysa ne cüretle böbürlenirsin kendi hayatınla? Bana karşı görevlerini yerine getir ki ben de sana ve insanlığın geri kalanına karşı görevlerimi yerine getireyim.
Artık ne dostluğun şefkati ne yerin ne de göğün güzellikleri ruhumu kederden uzaklaştırabiliyordu; sevginin dili bile etkisizdi. İyi niyetli hiçbir gücün nüfuz edemeyeceği bir bulut kuşatmıştı etrafımı. Aldığı ok yarasına bakabilmek, ölümünü beklemek için dermansız bacakları üstünde kuytu çalılıklara doğru sürüklenen yaralı geyikten hiçbir farkım yoktu.
...... verdiği yetkiyle sınırlarımıza girdiler ,
Yaşama hakkı sınırlarında, hâlen talep içinde ,
bitmek bilmeyen arzular ...
Ne kadar değerliymiş ,
mürekkebe bulanmış eller , biraz da kitap