..Piyer bakışlarını yere çevirdi,kafasını kaldırıp tekrar ona baktı, onu daha önce her gün gördüğü gibi kendisine uzak yabancı bir güzel gibi görmek istedi; ama artık bunu yapamazdı. İnsanın sis içinde gördüğü dalları uzun çalılıkları ağaç sanıp çalılık olduğunu anlayınca bir daha ağaç olarak görememesi gibi.
"Canlıları ölülerden ayıran çizgiyi hatırlatan bu çizginin bir adım ötesi bilinmezlik, acı ve ölümdür. Orada ne var? Kim var? Orada, boşluğun, ağacın, güneşin aydınlattığı çatının ardındaki ne? Kimse bilmez ama herkes bilmek ister; insan bu çizgiyi geçmeye korkar ama geçmek ister ve bilir ki er geç onu geçmek, orada, ölümün öte tarafında ne olduğunu kaçınılmaz olarak öğrenmek zorunda kalacağı gibi. Halbuki insan güçlü, sağlıklı, neşeli, öfkelidir ve çevresi de kendisi gibi sağlıklı, öfkeli, heyecanlı insanlarla sayılıdır."