Hilal, bir alıntı ekledi.
 15 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aşk en ciddi işleri sekteye uğratır. Hatta en büyük zihinleri bile karıştırır. Hiç çekinmeden devlet adamlarının müzakerelerine, bilim adamlarının araştırmalarına burnunu sokar bir yolunu bulup bakanlığa ait evrakların arasına, filozoflarının müsvetteleri arasına küçük aşk mektupları, saç lüleleri iyileştirir. Bazen sağlığımızı, bazen varlığımızı, mevkiimizi ve mutluluğumuzu feda etmemizi ister bizden.

Felsefenin Tesellisi, Alain De Botton (Sayfa 228)Felsefenin Tesellisi, Alain De Botton (Sayfa 228)

Yeni bir incelemeden merhabalar:) (Aslında buraya bir emoji koyacaktım ama pek uygun düşeceğini sanmıyorum:\) İncelememde birkaç edindiğim bilgiyi sizlerle paylaşacağım. Ama ondan önce yazar ve kitaptaki mektupların yazıldığı kişi (yani Milena) ile ilgili bilgilendirmek istiyorum sizleri. Hazırsanız başlayalım...

Franz Kafka 1k da ismini çok duyduğum, sevildiğini düşündüğüm bir yazar. Geçmişini merak edip araştırdım ve yaşadıklarıyla ilişkilendirdiği kitaplarının olduğunu fark ettim. (Örneğin; babasıyla arası limuneli ve onun için https://beta.1000kitap.com/kitap/babaya-mektup--4088 bu kitabı yazıyor. Milena ya olan aşkı için de bu kitaptaki mektupları yazıyor.) Babaya Mektup u hep merak etmişimdir. Onu da okuyacaklarıma ekledim. Ama önceliğimi bu kitaba vermek istedim.

Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Saf aşk dedikleri bu gibime geldi. Neden mi? Günümüz gençleri gibi abuk sabuk şeyler yazmamışlar. Gayet mesafeli ama yakın mektuplar onlarınki. Sonra bir şey daha fark ettim. Franz bu aşkın bilinmesini istemiyordu. Ne de olsa aşkı Milena evliydi. Ve bir şey daha var. Küçük bir şey... Kitap (Milena ya Mektuplar) aslında basılmayacaktı. Franz bunu istemiyordu. Bunun için bu mektupları arkadaşına verdi ve imha etmesini istedi. Ama arkadaşı ne yaptı? Ölür ölmez tüm dünyada yayınladı bu mektupları:))) Babana bile güvenmeyeceksin Franzcim:) Aslında iyi mi etti diyelim? Ne de olsa o olmasaydı okuyamayacaktık senin mektuplarındaki aşkı...

Milena... Ah Milena. Sen o kadar bi adamın peşinden koş. (Ernst Polak (eşi)) onun için baban (babası evlenmelerine karşıydı) seni deliler hastanesine yatırsın. Sen kalk git evlen zoraki. Sonra da kocan sana zaman ayırmadı diye Franzla aşk yaşa... Sendeki de iyi cesaret. Gözlerim yaşardı. Ama şunu bil ki aşk mantık işidir. Mantığına uymayan adama karşı soğursun. Bunu geç de olsa anladın:(

İkilimiz bir kafede çevirmenlik için konuşarak tanışıyorlar. Tabii ilk başlarda normal arkadaşlık aralarındaki. Daha sonra işler sarpasarıyor. Gizlice mektuplaşıyorlar. Hep şunu düşünmüşümdür. Acaba Franz in aşık olduğu bütün kadınlarla bir mektuplaşması var mıydı? (Toplam üç kadına aşık oldu) Varsa neredeler? Kafada deli sorular :)

Franz i ilk defa bu kadar duygusal okudum. Çünkü Dönüşüm eseri duygusal değildi ve Franz in biraz şeys biri olduğunu düşündüm... Odun... Evet lütfen bunu dediğim için kızmayın ama doğrular efenim:) Sıradaki Franz kitabımı Dava olarak belirledim. Umarım onu da beğenirim.

Kitap güzeldi ama tanımadığım kişilerin mektuplarında kendimi bulamadığım için (evet, başkasının mektubu olduğu için bu çok normal:)) pek kendime yakın bulamadığımdan yedi puan verdim. Yani sadece Franz le ilgili bilgi sahibi olmak isteyenler için ideal olduğunu düşünüyorum kitabın. Çok da duygusal değild kitap (bence tabii) Ama şunu söylemek istiyorum, kitabı okuyorum diye işaretlediğim gün okuyanların sayısı tam 5000 idi. Gerisini siz düşünün:D

Herkese iyi okumalar. Ben polisiye kitaplarıma dönüş yapıyorum. Malum çok aksattım:))

E.Z, bir alıntı ekledi.
Dün 10:22 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Gülünçtür
Bütün aşk mektupları
Aşk mektubu olmazlardı
Gülünç olmasalardı.

Uzaklıklar, Eski Denizler, Fernando PessoaUzaklıklar, Eski Denizler, Fernando Pessoa
Hatice Aydın, bir alıntı ekledi.
17 May 12:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

yakılmalı mı?
Aşk mektupları elbette yakılmalı,
geçmiş en soylu yakacaktır.

Nabokov

Ah'lar Ağacı, Didem MadakAh'lar Ağacı, Didem Madak
Kuzgun, bir alıntı ekledi.
11 May 13:21 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Hecaton der ki: "Ben sana ilaç, ot, zehirli büyü falan gerektirmeyen bir aşk iksiri göstereceğim: Sevilmek istersen, sev. "

Ahlak Mektupları, SenecaAhlak Mektupları, Seneca
Gayenimsi, Beni Sevdiğini Söyle'yi inceledi.
10 May 12:17 · Kitabı okudu · 10 günde · Puan vermedi

Adam geçmişte kadını aldatmasaymış hayran kalacağım aşk mektupları kitabı olabilirdi. Kitabın içinde bulunan bazı sözlere bayılmadım desem yalan olur. Okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar...

Arzu Beyaz, bir alıntı ekledi.
10 May 11:12

" Bilirsin, psikiyatrlar ve psikologlar önce insanı uzun uzun dinlerler, sonra, içine düşmüş bulunduğu bu girdabın gerçek nedenlerini arayıp bulurlar
( yada bulmuş olduklarını zannederler ) ve sonra da; gerçek nedenlerin gerçek olmadığını kanıtlamaya çalışarak sizi tedavi etmeye uğraşırlar. "

Bir Şizofrenin Aşk Mektupları, Bülent Akkurt (ALTIN KİTAPLAR)Bir Şizofrenin Aşk Mektupları, Bülent Akkurt (ALTIN KİTAPLAR)
Mervenur, bir alıntı ekledi.
09 May 14:20 · Kitabı okuyor

"İnsanların hırsları ve eğilimleri günlerimi tüketti,düşlerim boğuldu...Bazen bu şehirden kaçıyorum böylece insanların bu hallerinden uzaklaşıp saf bir ben'e ulaşabilirim."

Aşk Mektupları, Halil Cibran (Sayfa 19)Aşk Mektupları, Halil Cibran (Sayfa 19)
@bidolukitappp, Bohemya’da Skandal - Sherlock Holmes'i inceledi.
09 May 08:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

“To Sherlock Holmes she is always the woman.”
Irene Adler…Duygularıyla değil de mantığıyla hareket eden, sadece gören değil aynı zamanda gözlemleyen bir adamın aşık olma ihtimali nedir?Ama hayır, bence burada çok daha başka bir şey söz konusu.Sherlock’un hissettiği duygulara aşk diyemeyiz.Aslında gerçekte aşk var mıdır onu da bilmiyorum.Rasyonel dedektifimizi bu kadına çeken şey aşk değildi, zekasıydı.Öyleki, şeytani zekasıyla usta dedektifimizi bile alt etmeyi başarmış bir zeka.Biz erkekleri de kadınlara çeken şey aslında onlarda gördüğümüz bir özellik değil midir?Zeka,cinsellik,güzellik ya da başka bir şey.Ama muhakkak görünenin altında yatan bir sebebimiz vardır.Her erkek gibi Bohemya Krali Wilhelm Ormstein da kendini Irene Adler’in o karşı koyulmaz büyüsüne kaptırıp kadının dalgarında boğulmak üzereyken, olağanüstü yeteneklerini kullanarak en çaresiz vakalara bile çözüm olan dedektifimizin kapısını aşındırır.Kralımız bu genç kadınla ilişki yaşamış, ona bazı tehlikeli mektuplar göndermiş ve şimdide o mektupları yeni aşkıyla evlenmeden önce geri alma niyetindedir.Şu aptal erkekler dimi…Bir kadının sıcaklığını hissetmeye başladıkları anda her şeyi unutuyorlar.Dilleri bir anda çözülüyor söylenmemesi gereken şeyleri bir çırpıda anlatıyor ve yapılmaması gereken hatalar en doğru şeylermiş gibi hissediyorlar.Bence bu yüzden dünyayı kadınlar yönetmeli.Çünkü ne olursa olsun akılları duygularının önünde oluyor.Laf aramızda bu özelliklerini hiç sevmiyorum .Sanırım buna kimse itiraz etmez çünkü edecek olan olursa şunları örnek gösterebilirim:
Kesin nedeni bilinen 3 savaş vardır.
1- Truva Savaşı(MÖ),
2-Atilla'nın(MS.434-453) karısı için Savaşı(galya seferi),
3-Cengiz(Timuçin) Han'ın (MS.1162-1227) karısı için Savaşı(merkitlerle savaşı),
Kadınlar yüzünden çıkmış savaşlar değil mi?Eğer bir erkekseniz şunu unutmayın, sakın ama sakın bir kadının eline koz vermeyin çünkü o istemediği sürece onun elinden kurtulamazsınız.Umarım bir Irene Adler ile karşılaşmazsınız dileğiyle…

Mervenur, bir alıntı ekledi.
06 May 13:19 · Kitabı okuyor

"Sorularına nasıl cevap vereyim? Yüreğimde kâğıda dökülemeyen şeyler varken diyalogumuzu nasıl sürdüreyim? Yine de sürdürmeliyiz.Ama söylenmeden kalanları da anlamalısın."

Aşk Mektupları, Halil Cibran (Sayfa 18)Aşk Mektupları, Halil Cibran (Sayfa 18)