Gülü dalından etmeyin, Gönle sitemkar etmeyin...
Yüzümde ince bir kış var, Elimde eski bir mendil Sevda dediğin bir eşik Geçen yandı kalan değil. ... Bir avuç sabır yeter mi Şu gönül dinler mi Benim derdim arşa yakın Başkasının göğü bilmez ki...
Müzik
Konuşabildiğin insanla bir ömür tatlı tatlı geçer gider. illa aynı şeyi düşünmek zorunda değilsinizdir ama konuşabiliyorsunuzdur ya. bu insana yeter. her şeyin tadının kaçtığı bu zamanda, konuşabileceğin birini bulmak ve onunla bir sohbetin iki kıyısına oturmak, "muhteşemdir."
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
konuşabildiğin insanla bir ömür tatlı tatlı geçer gider. illa aynı şeyi düşünmek zorunda değilsinizdir ama konuşabiliyorsunuzdur ya. bu insana yeter. her şeyin tadının kaçtığı bu zamanda, konuşabileceğin birini bulmak ve onunla bir sohbetin iki kıyısına oturmak, "muhteşemdir."
Bil ki bu bir hesap soruş, Ben de eksilenlerin, Senin kırıp döktüklerinin En avazım açık haykırışı. Vaktiyle çaya oturmuş yüreğimi Nasıl yerinden, yurdundan ettiğin... Bil ki daha bir yudum içmemiştim. Sadece sevdin, "sev" dedin, Aç dedin gönül bağlarını. Bahçene ne ektiysen sök at, Bir ton vaat, dedin: "Sevgime yer aç." Açtım, saçtım, Neyim var neyim yok saymadan. Var bir bildiği,büyüktür bu sevgi. Belki bir fil kadar, Dişi kadar bile olsa büyüktür. Benim kalbim yetmez o kadar. "Yeter" de demedin. Bil ki bu bir bekleyiş. Bir zamanlar çöpe attığım yüzük, Yıllar sonra parmağımda umut oldu. Bil ki bu, oyun hamuruyla kandırılışın başlangıcı... Sahi,ne zaman yeterim sevgine? Ne zaman beni "sadece" sevdiğini anlarsın? Sen hiç çaba harcamaz mısın? İ.E
Şiir
Bence bu kadar özlem yeter.Artık gelsen mi? diyorum. (ŜÇ)
Aşk
Bugün buraya son yazımı yazıyorum. İçim, kendi ağırlığını taşıyamayan bir akşam gibi çöküyor omuzlarıma. Çok seviyorum Tanrım; kurumuş dalları sulamaya devam etmek ve aynı anda onların bir daha yeşermeyeceğini bilmek, inan bana, aynı acının iki ayrı dalı. Ona ait sandım kendimi. Bir insanın gözlerine bakıp yazgının orada başladığına inanacak kadar. Madem değildi, yazgımın taşlarının arasına neden aidiyet yerleştirmedin Tanrım? Neden bir ömürlük sığınak hissini bir yabancının kalbine emanet ettin? Saydım. Bak, yirmi üç oldum. İnsan hangi yaşında geleceğin gelmeyeceğini kabul eder? Bugün kabul ediyorum Tanrım.. Yirmi dört yaşımın ellerinden tutup sessizce bırakıyorum bugün. Ve bazen insan, kendinden önce kendindeki o son umudu gömer. Bazen içimden her şeyi susturmak geliyor Tanrım. Onun adını, onu çağıran yolları, karşılaşırız diye kurduğum bütün yarınları. Yine de söz hakkım olmalı Tanrım. Madem yazdın bu hikâyeyi,