Peki, bu koşullarda çağdaş insan nasıl yaşamaktadır? Gerçekte ona, yaşar gibi yapıyor demek daha doğru olur kanımca. Yaşama bir kenarından ilişmiş/ iliştirilmiş bir görüntü veriyor. Çalışıyor, ama içinde kendisi yok. Konuşuyor, ama bir yanıt beklemiyor. Dinliyor gibi görünüyor ve başını sallıyor. Okumuyor, okur gibi yapıyor. Sabahtan akşama televizyon seyrediyor, belleğinde iz kalmıyor.
Yalnızca nesnelerin değerli olduğu yabancılaşmış bir dünyada, insan da nesneler arasında bir nesne olmuş, ne yazık ki nesnelerin en ucuzu ve güçsüzü konumuna düşmüştür.
Farkında mısınız bilmem, kimse kendi acısını duymuyor artık. Kimse bir başkası için kederlenmiyor. Birbirine ihtiyacı olanlar özenle uzak duruyor birbirinden.