benim asktan yana kısmetim ne zaman açılacak hep paradan açılıyor
«[Sohbette birisi] "Şefkatin aşktan üstün olduğunu Mektûbât'ta yazıyor." deyince [Mehmed Feyzi Efendi] "O şevktir. Aşkta haddi aşmak (ifrat) var, şevkte yok." buyurmuşlardı.» [Nakleden: Necati Kertiş, Mehmet Feyzi Efendi'den Hatıralar (2 Cilt Takım) - 2 (Karanlıktan Nura), s. 99]
1000Kitap
Reklam
MEVLÂNÂ’DA AKIL-AŞK İLİŞKİSİ Tasavvufî düşüncede şüphesiz en çok tartışılan konulardan biri de akıl ve aşk ilişkisidir. İslam tasavvufunda aklın hakikati tecrübe etmede yetersiz kaldığı her halükarda vurgulanmaktadır. Mevlâna’da aşk her şeyden önce akla karşılık gelen bir yeti görünümündedir. İlahi aşkı en derin anlamda tecrübe eden, bu tecrübenin tecellileri karşısında aşk sarhoşluğuyla kendinden geçen Mevlânâ öteleri kavramanın ve bu alanda birtakım feyizler alabilmenin tek yolunun aşk olduğunu savunur. Onun, akıl-aşk ilişkisinde tercihini aşktan yana yaptığını görmekteyiz. O duygu ile iradeyi ön planda tutar, aşk ile fikrin, iman ile aklın terkibini savunur. Ancak buna bakılarak Mevlâna’nın aşk adına aklı inkâr eden bir sûfi olduğunu söylemek yanlış olur. Mevlâna bu noktada akıl ile aşk terkibini, bu ikisinin kucaklaşmasını önermektedir. Mevlânâ gerçek âlemde Allah’a ulaşmak için çok farklı bir yol olduğunu söylese de öncelikle aşka, ardından da bilgiye ve hakiki akla vurgu yapar. Allah’ın insanoğluna en büyük lütfu şüphesiz akıldır, fakat akla anlayışı, hoş geçimi, hoşgörüyü, sabrı, hilmi, birliği-beraberlik düşüncesini ihsan eden sevgidir, aşktır. İnsanoğlu, bezm-i ezelde, herhalde özündeki bu aşktan ötürü olacak, bütün ilâhî teklifleri teslimiyetle kabul etmiştir. O deme erişen, o makamda Allah velisi olan kişide de, insandaki candan, akıldan başka ve ayrı bir can ve akıl vardır. Akıl pervane, sevgili de mum gibidir. O, hiçbir akla sığmaz, hiçbir akılla anlaşılmaz. Akıl yüzlerce mühim işe dağılmış binlerce isteğe, mala mülke bölünmüş! Bu cüzleri aşkla bir araya toplamak gerek ki Semerkant ve Dımışk gibi hoş bir hale gelesin. Q Şu aklın yettiği şeylerden başka akıl edilecek şeyler var; onları parlak değerli aşkla bulabilirsin ancak. Allah senin şu aklından
Aşktan daha büyük hediyye yoktur...
- Baba? - Bize yeni bir Anne bulacak mısın? - Ben başka istemiyorum. Annen benim için olabilecek tek kadındı. Hayatımın aşkıydı. Ama aşk demek, kayıp demek oğlum. Anlaşmanın bir parçası. Bazen canın acıtır ama sonunda hepsine değer. Aşktan daha büyük hediyye yoktur... (How to Train Your Dragon: The Hidden World)
İnsan ve Duygular
Çünkü her tarafı gece olan bi kadını ışıkları kapatarak korkutamazsın… Ruhunu Satan Kadın Mustafa Görgüç Ben isterdim ki bu hayata her zaman mavi bakayım... Sarsıntı Mustafa Görgüç Bazı sırlar belki de her zaman sır olarak kalmalıydı. Sarsıntı Mustafa Görgüç Ulan kıyafete göre adam veya kadın muamelesi yapan bir milletten ne bekleyebilirsiniz… Ruhunu Satan Kadın Mustafa Görgüç Neden aynaya yumruk attın çünkü beni bir bütün olarak gösteriyordu. Oysa ben paramparçaydım Sarsıntı Mustafa Görgüç İki biradan sonra herkes sever, sen beni kahvaltıda sev Ruhunu Satan Kadın Mustafa Görgüç
Duygu ve Düşünce

Apsuva.

@Hkla
·
Yastığınızı ısırıp ağlarken sizi ağlatan insanın götünü dönüp uyuması nereden bakarsan bak, adaletsizliktir.
Aşktan Nefrete
Bir kişiyi sevdiğimizde, bir çift göze tutulduğumuzda; diğer gözlere kör oluruz. Aşk budur. O kişiden hızlıca soğuyabiliyor ve onu görmeyince unutabiliyorsak, bu aşk değildir. Ben, galiba aşık oldum. Onu yıllarca bekledim. Diğer gözlere kör, sözlere sağır oldum. Sonucunda aşık olduğum kişinin eskisi gibi olmadığını öğrendim. Bu öğreti, çok canımı yaktı. Bir çift ela göze tutulmuştum oysa ki.. Bir, 'Kumral kız' lakabına yenilmiştim oysa ki.. Kalbimin bir köşesine değil, kalbimin tam ortasına yerleştirmiştim onu. Konuşabilmek için an kollayıp, imkansızları başarmıştım. Hataydı. O, beni hiç sevmemiş ki! Benim gözlerim bir tek ona parlarken, onun gözleri başka birine aitmiş. Artık bitti onunla ilgili kurduğum güzel hayaller. Ve o an.. Bir şey öğrendim. O şey; aşk ve nefretin arasında çok ince bir çizgi olduğuydu. Belki de ona olan aşkımı bilmeyen kalmadı.. Önemli değil. Nefretimi de bilecekler. Aşktan daha üstün olan bir duygu olduğunu öğrenecekler. Nefret, can yakan ve ölümcül bir duygu. Ben, can yakmayı sevmezdim oysa ki.. Ama bu hikayenin sonunda iki tarafın da canının yanacağını biliyorum. Bilmeliyim.. Onu sevmiyorum artık. Bana takındığı düşmanca tavırları umursamıyorum artık. Sanırım gerçekten bitti. Yine de bir sorun var. Bu kişi, zihnimde bir yürüyüşe çıkmış gibi.. Gitmiyor. Tek düşünebildiğim, ona başımdan beri daha kötü davranmam gerektiği. Pişmanım. Ona iyi davrandığım ve onu sevdiğim için..
Aşk
Reklam
Reklam