Sahip olduğum o kadar çok şey var, ama Lotte için duyduklarım, sahip olduğum her şeyi yutuyor; sahip olduğum o kadar çok şey var, ama onsuz her şey bir hiç.
Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?
Her ilkokul öğrencisinin bildiğini, yeryüzünün yuvarlak olduğunu ezbere söyleyebilecek olmam neye yarar ki? Yaşamın tadını çıkartmak için üstünde durabilecek küçük bir toprak parçası yeterlidir, altında yatmak içinse daha az.