“İnsanlar böyle İşte, bir salonda her yerimiz çamurlu olabilir ama ayakkabılarımız asla. Orada size iyi kabul göstermek için bir tek lekesiz şey isterler. Vicdan mı? Ne münasebet, ayakkabılar.”
Onun da herkes gibi ‘cı’ ekiyle biten bir adı vardı elbet; o zamanlar kimse bunsuz yaşayamazdı. Ama o ne kralcı ne Bonapartçı ne şartçı ne Orleanscı ne anarşiciydi; o sahafçıydı.