Nora’yla birlikte hayattan hayata atlarken insan kendi hayatını, yaptığı seçimlerini, pişmanlıklarının sebebinin kendi üzülmüş olması mı yoksa başkalarını hayalkırıklığına uğratmış olduğunu düşünmesi mi olduğunu sorguluyor. Bu romanı okurken adeta bir kişisel gelişim kitabı okur gibi düşündüğümü, ve düşündükçe hafiflediğimi, rahatladığımı hissettim.
Bayan Elm’in de dediği gibi: “Hayatı anlamak zorunda değilsin. Yaşaman yeterli.”