Duran

Duran
Alıntılarını beğendiğim kullanıcıları takip ediyorum Müzik sayfam instagram.com/p/B4xppfEg5D6/?...
İyilikle yaklaşmak, iyi niyetli olmak istiyorum. Ama bazı insanlar yargılarıyla, tavırlarıyla ve davranışlarıyla beni öyle bir noktaya getiriyor ki; içimde hiç istemediğim duygular oluşuyor. Kimseye karşı kötü hisler beslemek istemiyorum, fakat bazen beni kendimden uzaklaştırıyorlar. Asıl mücadelem, onların değiştirdiği biri olmak değil; içimdeki iyiliği koruyabilmek.
Reklam
Kitap öneriniz
Arkadaşlar, roman kahramanının hayattan artık bir beklentisi kalmamış, öylesine vakit geçiren biri olan roman önerebilir misiniz ?
Sevmediğin insanlarla iyi geçinme çabası çok zor.
Neden herkesin bir sorunu vardır?
Çünkü insan zihni “tamamlanmışlık” için değil, “hayatta kalmak” için evrimleşti. Beyin huzuru korumaktan çok tehdit aramaya programlıdır. Bu yüzden parası olan yalnızlıktan, yalnız olmayan anlamsızlıktan, güçlü olan güven kaybından, zayıf olan yetersizlikten korkar. Sorun dediğimiz şey aslında zihnin sürekli bir “eksik” taraması yapmasıdır. Bir de insan, doğadaki diğer canlılardan farklı olarak kendinin farkındadır. Bir kuş yarını düşünmez; insan ise geçmişi tekrar yaşar, geleceği simüle eder, kendini başkalarıyla kıyaslar. Bu bilinç büyük bir güç olduğu kadar ağır bir yük de getirir. İnsan sadece acıyı yaşamaz; acının neden olduğunu, tekrar olup olmayacağını ve başkalarının onu nasıl gördüğünü de düşünür. Sorunların büyümesinin nedeni çoğu zaman olayın kendisi değil, zihnin onun etrafında kurduğu hikâyedir. Toplum da bunu artırıyor. Eskiden insanlar hayatta kalmaya çalışıyordu; şimdi “yeterince iyi görünmeye” çalışıyor. Sosyal medya, başarı kültürü, sürekli karşılaştırma… İnsanlar artık açlıktan çok değersizlik hissiyle savaşıyor. Birinin sevgilisi var ama huzuru yok, diğerinin işi var ama amacı yok, bir başkası özgür ama yalnız. Çünkü insanın problemi yalnızca ihtiyaç değil; anlam arayışı. Ve en derin gerçek şu olabilir: Sorunsuz bir hayat değil, taşıyabileceği bir yük arıyor insan. Çünkü tamamen problemsiz bir yaşam, kısa süre sonra anlamsız gelmeye başlıyor. İnsan zihni mücadeleyle kimlik kuruyor. Bu yüzden herkesin bir sorunu var; çünkü herkes bir şey olmaya, bir yere ait olmaya, kaybolmamaya çalışıyor. Kısacası sorunlar hayatın hatası değil; bilincin bedeli.
Çünkü insan sadece yaşamak değil, ilerlediğini hissetmek ister. Hareket yoksa zihin bunu “sıkıştım” diye okur ve bu da huzursuzluk verir.