Ben de isterdim dünya işlerinden, egomdan sıyrılıp kendimi bütünüyle ibadete vermeyi; varoluşumu susturup arzularımı bastırmayı, kendimi yok sayarak yaşamayı… Ama içten içe hayallerini gerçekleştiren insanlara haset ederek, kendi isteklerimi inkâr ederek var olmak bana hiçbir zaman gerçek gelmedi. Ve bu yüzden, kendini tamamen ibadete adayıp kendi iç sesini susturan insanlara bakınca, onlara karşı içimde derin bir hüzün hissediyorum.
-Hayır, bizden bir şey olmaz. Güçsüz insanlarız biz, sevgili dostum. Vurdumduymazdım, neşeli ve sağlıklı bir şekilde mantık yürütebiliyordum. Manen güçsüz kalır kalmaz hayatın kaba bir sillesini yemem yetti. Sonrası bezginlik... Güçsüzüz biz, zavallı yaratıklarız. Siz de öylesiniz, sevgili dostum. Zekisiniz, cömertsiniz, annenizin sütünden iyi dürtüler emmişsiniz, ancak hayata adımınızı atar atmaz yorgun ve hasta düşmüşsünüz. Güçsüzüz biz, güçsüz!