âsude firdevs

âsude firdevs
@asudefirdevs
ruhsal politikamın şiirsel izdüşümü
çelenk çiçeklerine ithafen
ilmek ilmek ördüğüm hırkanın içinde bir yabancıyı andırıyordum. tanrım dedim kendi kendime ,allah desem türlü ideolojik yüklerin altında ezilecektim, ellerimi yüzüme götürdüm, bir yaşam belirtisi yoktu. nefesim zihnimde bir fırtına yaratırken kaskatı kesilmiş ruhumu izliyordum; bu ışıltılı aynadan bana bakan gözler karanlıktı, daha önce hiç olmadığı kadar zifiri karanlık. gözlerimi kaçırdım, onun hâlâ beni izlediğini hissediyordum, içim ürperdi. kaybolmak istercesine hırkanın içine gömüldüm. bakış daha da vahşileşti. pençeleri vardı hırkamı lime lime eden. benimse canımdan can gidiyordu sökülen her bir parçada. aynanın karşısında ruhum dağılırken bedenimdeki acıya tanıklık ediyordum. ayna, bir ben var benden içeri diye haykırırken hırka ölüyordu. bir hışımla yanı başımda duran çelengi fırlattım o ışıltılı karanlığa. ağlamaya başladım. paramparça olan aynada kendime bakmak daha gerçekçiydi şimdi, dağılmaya başladım. bir arınmışlık hissi belirdi. hırkam yoktu üzerimde. doğarken çıplak geldiğimi hatırladım; arzularım, korkularım bastırılmışlıklarım açığa çıkıyordu. ruhum ne kadar çıplaksa o kadar cüretkâr bakıyordum doğama. biraz perişan, biraz da gururlu bir halde iç çekerken gözüm çiçekleri solmuş çelenge takıldı, yakın dostum nietzsche'dendi. kendi alevinle yakmaya hazır olmazsın kendini, önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki diye not düşmüştü. o an anladım ki sarıldığı hırkalara, bakmaya doyamadığı aynalara veda ettikçe oluyordu insan. gözyaşlarında hayat bulmuş bir çelenk çiçeğini hissettikçe ölüyordu insan. âsude firdevs
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
cihanımın tekamülünde fecrime ayıyorum. idrakımın tesirinde hikmetimden sual ediyorum. zikrim hakikat suruna üflüyor. faslı şifada demlenip firdevs-i âlâda diriliyorum. âsude firdevs
farkındalığın derinleri şaşırmak yetisini elimizden alıyor sanki, öylesine kapsanıyor ki yaşam her yol insan doğasının tabii bir nefesi olarak zuhur ediyor. başkasının gittiği yolu hep yargılayan, yadırgayan insanlara bakın, o tek doğrucular, soluksuz kalmış ruhlarının eziyetini çekiyor. kangren olmuş yaşantılarıyla başka ruhların uzuvlarına göz dikiyor. mütemadiyen akan insan da nefes olup ruhlara üflüyor.
kadehimizde kalan son damla, bitmesini istemediğimiz o gün batımlarının kızıllığından alır rengini. bir doğum bir ölüm ve bir yas gibi düşer içimize. hiç vuslatı olmamış bir hasretin hesaplaşmasını yaşarız o gün, ihtimaller keşkeleri kovalar mı bilmem ama akrep yelkovanı kuşkusuz. gün batımlarına mezar kazarız kalbimizin derinlerinde, bir ağıt ve bir duayla uğurlarız; formalite bir teslimiyete bürünür korkarız tanrıya sitem etmeye, kahrımızdan şiirler yazarız. sen olur o şiir, ben olur da bir biz olamaz. yıllanmış şaraplar güzelleşir de yıllanmış şiirlere kadeh bulunmaz. âsude firdevs
fraktal bir evrimdeyim. yer açıyorum evrenin benliğimdeki temsiline, içsel genişliyorum uçsuzluğumun hikmetine. yekpare varlığım bir izah bekliyor. kifayetsizim. âsude firdevs