âsude firdevs

âsude firdevs
@asudefirdevs
ruhsal politikamın şiirsel izdüşümü
“biz birbirimize öyle yakınız ki.. ama gerçekten kimseye ait miyiz?”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“çünkü güzellik—biz ölümlüler ancak dayanabiliriz ona—dehşetin başlangıcıdır..”
seviyordum seni bir zamanlar
şiirime bir yankı aradığım zamanlardı. ruhuma üflediğin o günler boyunca, içimi bir mahşer korkusu sardı. yıllandıkça geçer sandığım her his en derinime kök saldı. bilmiyordun ki nefesinden tütsüler yaptım ruhuma her zerremde soludum seni. savruldukça küllerim mağrurlaştı kalbim. gözlerimi kaçırdım önce sözlerimi kaçırdım sessizdim hiç olmadığım kadar ruhumu kaçırdım. biliyordum içten içe bu bir veda sancısı sen ki ruhumun duası. çektim ellerimi semadan çekildim huzurundan. sesim mahzunlaştı, kalbim mahcuplaştı. aczimden sanma sakın muhtaçlığım yankımdandı. şimdi kalbimi kutlamaya geldim su döküyorum ardından aşkın, nefretin, sevincin ve kederin.
matem çiçekleri açıyor içimde
güneşi çiziyorum bu karanlık odanın duvarlarına. bir kalp çiziyorum, gölgem beliriyor o atmaya başlıyor ben acımaya. süzüyorum davetkâr bakışlarını yaşamın, tutuluyorum inceden inceye. akıbetimi görüyorum her bir parçada bin keskin yara, tuzla buz olmuş nice hatıra. gözyaşı çiziyorum gölgeme akmayı öğretiyorum o ağlıyor, ben teskin ediyorum. en çok maviye yakınım bu odada hatta yeşile çalıyor bazen.. ruhumu bir ışık huzmesi alıyor. sarmaşıklar uzanıyor gökten. usulca ilerliyor krizalitler kelebeğe, ürkek bir tebessümle. bilirsiniz o belli belirsiz gülüşleri çekingen ayak sesleridir, adı konulmamış hislerin. son provasıdır kanatlarını hiç görmemiş bir kelebeğin. bir yalnızlık çiziyorum gölgeme ona sarılmayı öğretiyorum
"her aşktan böyle bir şiir kaldı bende, yaşamımın bir dilimini özetleyen. unutuşun çiçekleri bunun için hiç açmıyor donuyor bir gülüş tek bir dizede. yaşanmış yüzlerce anı, buruk bir özlem çivileniyor beynimin bir yerlerine. geride -hayır- acılar filan da kalmıyor bir boşluk yalnızca, uçurumlara özenen. nefret ediyorum ve seviyorum seni. girdiğin bütün kapıları açık bırak birazdan git diyebilirim çünkü.. çağım yalnız bırakmıyor beni, ellerini tutuşumda, usulca öpüşümde dudağını çağım aramızda çekilen kanlı bir bayrak uzayan, akan bir irin yolu gibi. sözcükleri güden çobanları var kalbimin beynimin yaşamı saran kıskaçları. bitsin dediğim yerde bunun için başlıyorum yitirdiğim her şeye dönüp de bakmam bundan. sensin yalnızlığa uzanan yolların düğüm yeri ama şu anda içimde öyle çoğulsun ki böyle irkilmezdim dünyayı kucaklasam. çapraz yalnızlıklar astım göğsüme yollarda bir savaşçı gibi yürüdüğüm doğrudur. gözlerle, dillerle kuşatılmış bir ülke kalbimdir ona tek sınır. susmayı bunun için severim bir çığlık gibi,