☀️ Yaklaşık on sene önce...bir iş arkadaşım vardı, 60 yaşında alman bir hanımefendi. Topluklu ayakkabılarıyla merdivenlerde yürürken, sabahları tebessüm ederek "günaydın" derken güneş gibi enerji saçardı, benden daha genç bir enerjiye sahipti. Hatta onu güneşe benzettiğimi de söylemiştim. Ondan bir şey rica ettiğimde sevgiyle yardımcı olurdu. Sonra bir gün sürekli rapor alıp işe gelmedi.
Kanser olduğunu öğrendim, ziyaretçi de istemiyordu.
Bu kadın boşanma aşamasındaydı ve villada yaşayacak refaha sahipken, maddi sorunlara sahip oldu, çalışmaya ihtiyacı oldu.
Sonra...Türkiye'ye gelmiştim, Üniversite'ye başlamıştım ve o kadın bana mesaj atmayı hiçbir zaman ihmal etmemişti. Aylar geçerdi yine yazardı.
Bir gün yaz tatilinde almanyaya gittiğimde evine davet etti. Yine aynı enerjiyle karşıladı beni, balkonda otururken uzakran ambulans sesini işittik ve onun buna binaen dua etmesi o kadar hoşuma gitmişti. Benden de hep dua isterdi, ben de ona, onun sağlığı ve imanı için dua ederdim.
Şimdi...Yaklaşık bir senedir haber alamıyorum. Ara sıra belki okur ama yazacak durumda değildir ve belki bir gün cevap yazar diye gönderdiğim mesajlar hep iletildi gözüküyordu
En son dün mesaj attım ve ilk defa mesaj iletilmedi.
Ortak tanıdıklarımızın numarası yok. En son bulunduğu hastaneyi pazartesi günü arayabileceğim... ne olduğunu tahmin etmek kolay ama ya değilse umudunu atmak da zor...
İnsanın derdi her zaman yüzüne sinmiyor, gözünden okunmuyor. Dert daima içtedir.
Ben de bundan korktum bir dönem. İyileşmek için çabaladığım, debelenerek yürümeye çalıştırken, sağlığımı kaybetmekten korktum.
Sağlığımız için gerçekten ne kadar az şükrediyoruz. Gülümseyen herkesi, dertsiz zannetmek de daima kolayımıza gelmiş. Sevdiğimizi iddia ettiğimiz insanlara en son ne zaman "nasılsın"sorusunu yürekten iletebildik?
Bilmiyorum...
Onu son kez de olsa görmeyi isterdim ama sanırım geç kaldım....ama ya geç kalmadıysam?