Mesela; her gün güneşin doğması, gündüzün olması, akşam batması ve gecenin olması, bulutların oluşması, yağmurun yağması, rüzgarın esmesi ve daha insanın her an ihtiyaç duyduğu bir soluk nefes gibi, hava gibi, su gibi savamayacağımız her şey Cenab-ı Hakk'ın kullarına karşı Kerîm isminin tecellisi olarak verdiği ikramlarıdır.
Allah Azim'dir ve gerçek büyüklük sadece Onun dur. Onun dışındaki varlıklar küçük, basit ve hakirdir. Her şeyin dizgini Onun elindedir. Ve her şey Allah'ın yüceliği ve bü yüklüğü karşısında bir hiç gibidir.
Cenab-ı Hak kainatı isimlerinin güzellikleriyle süslemiştir. Kendisi bu güzellikleri görmekten hoşlandığı gibi canlılara da görme sıfatı vererek onların da bu güzellikleri görmesini istemiştir. Bundan anlıyoruz ki canlılara gözü veren Allah hem gözü görür hem de ince bir mana olan gözün gördüğünü görür.