Yeni durumlara karşı ve başkalarına nasıl göründüğüme dair anksiyetem ve bu anksiyetenin başkalarına karşı düşmanca davranmak şeklinde yüzeye çıkması... Bunların hepsi öyle yerleşik sorunlar gibi görünüyordu ki onları çözmek imkânsız gibiydi. Bu da beni üzüyor ve sinirlerimi bozuyordu. Çoğu kişiden sıcaklık ve şefkat gördüğümü hayal etmek imkânsız geliyordu. Zayıflıklarım ve yanlışlarım için kendimi suçlamamanın bir yolunu da bilmiyordum.
Fakat toplum bize birbirimizin kilosunu yargılamamız gerektiğini öğretiyor ve babam ile ablam ne zaman birkaç kilo kaybetsem beni överdi. Daha zayıfken daha sağlıklı göründüğümü ya da daha iyi hissettiğimi sanmıyorum ama özgüvenimin daha yüksek olduğunu biliyorum.