her kırılmamın sonu
olmayışına çıkıyor.
bir “keşke” gibi
göğsümde büyüyen dev bi diken
duyulmuyor düşlerim.
sonra ben bazen
bir cümleyi tam söyleyemiyorum mesela,
eksik kalan her kelimemde
yankılanıyorsun.
gözlerimde tutamadığım
bir çocukluk var hâlâ,
sanki omzuma görünmez bir etiket yapışıyor
bir ait olamama hali çörekleniyor içime.
sahi baba,
hâlâ
“aslında gurur duyuyorum seninle” dersin diye
kendimi parçalıyorum.’’
içimden dağ gibi taşıyorum.
olmayışında seni onarmaya çalışıyorum.
onulmuyor.