Habib Ata

Habib Ata
@atahabib
Güneşin sana gelmesini istiyorsan, gölgeden çık.
Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana hindiba Önce yürü bu vefasız ülkeden Sonra uzan bir tenhaya, sessiz ol Gelip geçsin üzerinden turnalar Düşün, sesler neden bulur sesleri Kelâm kimin damarlarında kandır Harflerini senden alan merhaba Hangi demin âteşidir içimde Söyle bana hindiba Nurullah Genç
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Nisann
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim Senden kopardım çiçeklerin en solmazını Toprakların en bereketlisini sende sürdüm Sende tattım yemişlerin cümlesini Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin. Cahit sıtkı Tarancı
Etme!
Gözlerinde yıldızlar taşır, lakin yakamoza takılıp kalır. Göğe bakacak gönül verilmiş sana,sen suyun üstündeki ışıltıya razı olmuşsun. Hakikat dururken, yansımayla yetinmişsin. Bir parıltıyı yıldız sandığın için yolunu kaybetmişsin. Oysa yıldız yol gösterir, yansıma ise sadece oyalar. Göz sana görmek için değil, gerçeği seçmen için verildi. Sen ışığı değil, ışığın düştüğü yeri sevmişsin. Etme!!!
Gönül
Bu kadar hayali kurmak boşuna Yaşaması bizden geçti be gönül Bak işte ulaştık kemâl yaşına Fırsat kervanları kaçtı be gönül Daha ne isteğin bu arzu neden Sen zindesin lâkin yorgun bu beden Bir ayar koşardık yıllar önceden O yıllar arayı açtı be gönül Dünya sefasını sürsek ne olur Gayrı bir murada ersek ne olur Hedefi ortadan vursak ne olur Gerilen yaydan ok uçtu be gönül Hislerim nefsinle bir diyorsun da Uslanmazsın hiç, beni duyarsın da Sen her aşkı mübah sayarsın da Çoğu amelimiz suçtu be gönül Çileyi hoş ettim keyfin olmadı Şu dünyada çekmediğin kalmadı Hazan düştü senin gülün solmadı Fakir ektiğini biçti be gönül Otur bedenimde edeple otur Oku, gör, ibret al, bir iki satır Şu kabirler sana neyi anlatır Ölmem sananlar hep göçtü be gönül Alıntı
ilk ders kırmamaktır, Son ders ise kırılmamaktır. Eğer hâla kırılıyorsan, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir. Eğer hâla kınıyorsan, düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir. Eğer hâla "ben" demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hâla nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir. Ve eğer hâla "şikayet ediyorsan" hakikati göremiyorsun demektir."