mert yyyyy

Tutkular, denizdeki kumlar gibi sayısızdır. Hepsi de, en soylusundan en aşağılığına kadar, insanı baskıları altına almakla işe başlar, derken kişiyi zalimleştirirler.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yolculuk sözcüğünün ne tuhaf bir çekiciliği,ne büyüleyici bir havası vardır! Yolculuk da başlı başına bir büyüdür! Açık hava, güz yaprakları... İnsan kürküne iyice sarınır, kalpağını kulaklarına kadar çeker, arabanın bir köşesine büzülür ve içine işleyen titreme tatlı bir ılıklığa dönüşür.Atlar dört nala uçar gider... Rahat bir uyku basar yolcuyu; göz kapakları kapanır, arabacının türküsü, tekerleklerin gürültüsü, atların soluması düşteymiş gibi duyulur, yanındakinin omuzuna yaslanıp uyur gider insan.
Dünyayı görmek, değişik insanlarla tanışmak, canlı bir kitap okumaya benzer, başlı başına bir ilim sayılır.
Unutulmuş ıssız bir köşede rastlanılan bir insan, sıcacık konuşmasıyla insana benliğinin bozuk yollarını, sığınılacak bir köşeciği, zamanı, insanların aptallıklarını, yalancılıklarını unutturabilir.
Tüm insanlar sevilmek ister matmazel ne yapalım? Vahşi hayvanlar bile, kafesin parmakları arasından burnunu uzatarak okşanmayı bekler.