Bu zincirleri kırmalıyız. Doğduğumuz yerden beş kilometre uzak da bir, beş yüz, beş bin kilometre uzak da bir olmalıdır. Orada da, bulursak battaniyemizi, bulmazsak Allah'ın kuru otlarını toplayıp uzanmalıyız.
Çok üzüm olurmuş, iyi üzüm olurmuş ama o üzümden şarap olmazmış.
O kadar şekerliymiş ki üzüm ancak konyağa dururmuş. Ve o kadar şekerliymiş ki üzüm kazayla yerseniz kontrolsüzce, bir ay gitmezmiş damağınızdan tadı.
Aslında her şey biraz da kontrolsüzce olduğunda hep bir iz bırakır insanın damağında.