Bu seri...
Nedense son kitabı ilk iki kitabından daha ağır ve boş geçti gibi geldi bana. Bunun sebebi yazarın artık daha fazla kurguya zamanının ve sayfalarının yetmemiş olması olabilir. Hatırlarsanız söylemiştim daha öncesinde de size. İlk iki kitapta nerdeyse hiçbir sır ortaya çıkmıyor diye. Hepsini son kitaba saklamış yazarımız dolayısıyla biraz olayın ana akışını çarpıtmış. Bu kadar eleştirip nasıl tam puan verdim peki? BUNUN TEK SEBEBİ DES... Adama bayılıyorum kesinlikle. Her zamanki gibi bu kitapta da muhteşemdi. Callie ise fazla ön plandaydı ve sanki olduğundan çok fazlası şeklinde göstermişler. Fazla abartmışlar yani. Tabii ki de güçlü olacak ana karakter sonuçta ama bana biraz fazla her şey onun üstüne kurulmuş gibi geldi. Zavallı Des'im :(
Sonuç olarak bu seriyi okumanızı şiddetle tavsiye ederim çıtır çerez bir şey zaten:)
Kitapla kalınnn..
Bu seri...
Nedense son kitabı ilk iki kitabından daha ağır ve boş geçti gibi geldi bana. Bunun sebebi yazarın artık daha fazla kurguya zamanının ve sayfalarının yetmemiş olması olabilir. Hatırlarsanız söylemiştim daha öncesinde de size. İlk iki kitapta nerdeyse hiçbir sır ortaya çıkmıyor diye. Hepsini son kitaba saklamış yazarımız dolayısıyla biraz olayın ana akışını çarpıtmış. Bu kadar eleştirip nasıl tam puan verdim peki? BUNUN TEK SEBEBİ DES... Adama bayılıyorum kesinlikle. Her zamanki gibi bu kitapta da muhteşemdi. Callie ise fazla ön plandaydı ve sanki olduğundan çok fazlası şeklinde göstermişler. Fazla abartmışlar yani. Tabii ki de güçlü olacak ana karakter sonuçta ama bana biraz fazla her şey onun üstüne kurulmuş gibi geldi. Zavallı Des'im :(
Sonuç olarak bu seriyi okumanızı şiddetle tavsiye ederim çıtır çerez bir şey zaten:)
Kitapla kalınnn..
Herkese merhaba. Öncelikle uyarmak istiyorum. Çok hüzünlü bir inceleme olacak:( Aşırı duygu yüklemesi olabilir.
Bu kitap Apollon'un Görevleri'nin 3. kitabı. Ben ilk aldığımda şöyle bir sayfalarını gezmiştim. Ne var ne yok diye. Ve o an gördüğüm sahneden sonra...
Yaklaşık bir saat ağlamış olabilirim. Nasıl olabilir diyorum kendime. Nasıl ölebilir? Sanırım benim de ölümcül özelliğim bu. Okuduğum bir kitaba o kadar çok bağlanıyorum ki. Kendimi oradaki karakterlerin yerine koyuyorum ya da olay örgüsünü kendim yeni yeni karakterler bulup geliştirip zenginleştiriyorum. İşte hayal gücü böyle bir şey. O sahne ile alakalı aklımda bir sürü durum geliştirdim. Dedim ki, işte böyle ölmez hayatta kalır, sonuçta ana karakterlerden biri. Bir de Zeus'un oğlu. Zaten Zeus'un bir çocuğu öldü. Niye yine onu öldürsünler? Ama öldü sevgili Rick Riordan severler. Kesin kes öldü. Jason Grace öldü. Bu durumu, yani o ölü bedenindeki son ifadeyi, o sonsuza kadar yüzünde sabit kalacak olan o dünyalara bedel huzurlu gülümsemeyi unutmayacağız ve sanırım sadece şu şekilde ifade edebilirim.
"Ölüm ona bir canavar gibi değil de adeta bir dost gibi gelmişti."
Yeşilin Kızı Anne 3
Şu an otursam saatlerce ağlayıp buraya Jason'ın anısına şeyler yazabilirim. Kalbim bunları yazarken ne kadar titriyor bir görseniz... O yüzden Jason'ın adına bu incelemeyi burada bitireceğim. Çünkü beni fazlasıyla etkiledi. Daha yazmak istediğim çok şey var ama kalbimden geçip klavyede dolaşamayan kelimeler bunlar...
Uncle Rick, beni yine etkin altına aldın. Hem iyi olarak hem de kötü olarak. Jason'ı öldürdüğün için kızgınım. Ama aynı zamanda da o sahneyi o kadar duygusal yazdığın için de sana minnettarım.
Jason adına Lumos /*